Asliye ceza mahkemesinin görev ve yetkileri, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 11. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, “Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır.” Yani diğer bir ifadeyle asliye ceza mahkemeleri genel görevli mahkemelerdir.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 3. maddesinde mahkemelerin görevlerinin kanunla belirleneceği ifade edilmektedir. Asliye ceza mahkemeleri, tek hâkimli mahkemeler olarak faaliyet göstermektedir. Yukarıda bahsedildiği üzere asliye ceza mahkemeleri, genel olarak daha hafif suçlarla ilgili davalara bakmakla yetkilidir. Bu suçlara örnek vermek gerekirse:
- Kasten yaralama
- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu
- Tehdit
- Hakaret
- Hırsızlık
- İftira
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu
- Uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu
- Uyuşturucu madde kullanma suçu
- Uyuşturucu madde bulundurma suçu
- Güveni kötüye kullanma suçu
- Özel belgede sahtecilik
- Askeri yasak bölgelere girme suçu
- Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık suçu
- Israrlı takip
- Dolandırıcılık
- Suç üstlenme suçu
- Suç uydurma suçu
- Suçluyu kayırma suçu
- Yalan tanıklık suçu
- Yalan yere yemin suçu
Asliye Ceza Mahkemesi ile Ağır Ceza Mahkemesi Arasındaki Fark
Asliye ceza mahkemeleri ile ağır ceza mahkemelerini ayıran temel husus, hem yapı hem de görev alanı bakımındandır. Ağır Ceza Mahkemesi üç hâkimden oluşan bir heyet tarafından yönetilir ve karar heyetçe alınırken, Asliye Ceza Mahkemesi tek hâkimle çalışır.
5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca ağır ceza mahkemeleri; yağma (TCK m. 148), nitelikli irtikâp (TCK m. 250/1-2), nitelikli resmî belgede sahtecilik (TCK m. 204/2), hileli iflas (TCK m. 161) gibi kanunda özel olarak sayılan suçlar, Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının belirli bölümlerinde tanımlanan suçlar (örneğin Devletin güvenliğine karşı suçlar), 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hakkındaki dava ve işlere bakmakla görevlidir. Asliye ceza mahkemeleri ise kanunda ağır ceza veya sulh ceza hâkimliğine özgülenmemiş, genel olarak daha hafif yaptırım gerektiren suçlara ilişkin dava ve işlere bakar.
Sonuç olarak, asliye ceza mahkemeleri, belirli suç türleri dışında kalan ceza davalarına bakmakla yetkili olup, bu yetki kanunlarla belirlenmiştir.
Asliye Ceza Mahkemesinde Savcı Bulunur Mu?
Cumhuriyet savcısının duruşmalara katılmaması kuralı, 31 Mart 2011 tarihli 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile kabul edilmiştir. Ancak 2020 yılında yapılan değişiklikle bu uygulamaya son verilmiştir. Aynı doğrultuda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 2024 tarihli İmret/Türkiye kararında, savcının duruşmada bulunmaksızın yazılı mütalaa ile karar verilmesi uygulamasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiği ve yargılamanın dürüstlüğü ilkesine aykırı olduğu sonucuna varmıştır. Bu sebeple günümüzde asliye ceza mahkemelerinde savcının duruşmalara katılması zorunludur.
Avukat Onur AKÇINAR – Kırklareli
Telefon: 0543 392 10 59
“Ağır Ceza Mahkemesi Nedir? Görev ve Yetkileri Nelerdir?” yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
“Ağır Ceza Mahkemesinde Hangi Davalar Görülür?” yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
“Açık Görüş & Kapalı Görüş Nedir? Farkları Nelerdir?” yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yanıt yazın