çağrı kağıdı

Çağrı Kağıdı Nedir?

“Çağrı kağıdı” ismiyle gönderilen tebligatlar, ceza yargılamasının farklı aşamalarında karşımıza çıkabilmektedir: soruşturma aşamasında ifade vermeniz, kovuşturma aşamasında sorgunuzun yapılması veya kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün infazı için adliyeye/cezaevine başvurmanız amacıyla gönderilebilir. Bu yazıda çağrı kağıdının her iki bağlamdaki hukuki dayanağı ve süresinde uyulmamasının sonuçları ele alınmaktadır.

Soruşturma veya Kovuşturma Aşamasında Çağrı Kağıdı (CMK m. 145)

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 145. maddesi uyarınca, ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye (çağrı kağıdı) ile çağrılır; çağrılma nedeni davetiyede açıkça belirtilir ve gelmediği takdirde zorla getirileceği de yazılır.

Çağrıya Uyulmazsa: Zorla Getirme (CMK m. 146)

CMK m. 145 uyarınca usulüne uygun çağrıldığı hâlde gelmeyen şüpheli veya sanık hakkında, CMK m. 146 uyarınca zorla getirme kararı verilebilir. Zorla getirme kararı; şüpheli veya sanığın kimliğini, isnat edilen suçu, gerektiğinde eşkâlini ve zorla getirilme nedenlerini içerir ve bir örneği ilgiliye verilir. Zorla getirilen kişi derhâl, bu mümkün değilse yol süresi hariç en geç 24 saat içinde çağıran hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısının önüne çıkarılarak ifadesi alınır veya sorgusu yapılır. Aynı şekilde çağrıya rağmen gelmeyen tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi hakkında da zorla getirme kararı verilebilir.

İnfaz Aşamasında Çağrı Kağıdı (5275 sayılı Kanun m. 19)

Kesinleşmiş bir hapis cezası veya güvenlik tedbirinin infazı bakımından çağrı kağıdı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 19. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre hükümlü, hapis cezası veya güvenlik tedbirinin infazı için gönderilen çağrı kâğıdının tebliğinden itibaren on gün içinde adliyeye başvurup infaza girmezse, kaçarsa ya da kaçacağına dair şüphe uyandırırsa, Cumhuriyet savcısı hakkında yakalama emri çıkarır.

Kanunda öngörülen istisna uyarınca, kasten işlenen suçlarda infazı gereken cezanın 3 yıldan, taksirle işlenen suçlarda ise 5 yıldan fazla olması hâlinde, hükümlüye çağrı kağıdı gönderilmeksizin doğrudan yakalama emri çıkarılır. Buna karşılık infazı gereken ceza bu sınırların altında kalıyorsa, önce çağrı kağıdı gönderilir ve hükümlünün kayıtlı ya da bildirdiği güncel adresine usulüne uygun tebliğ edildiği tarihten itibaren işleyen 10 günlük süre içinde adliyeye başvurmaması, kaçması veya kaçacağına dair şüphe uyandırması hâlinde yakalama emri çıkarılabilir. Ayrıca adli para cezasından çevrilen hapsin infazında da hükümlüye öncelikle çağrı kâğıdı gönderilir.

Müdafiin Erteleme Talebi, Çağrı Kağıdının Yerine Geçmez

Uygulamada karşılaşılan önemli bir husus da şudur: müdafiin infazın ertelenmesine ilişkin bir talepte bulunmuş olması, hükümlüye usulüne uygun tebliğ edilmesi gereken çağrı kağıdı ile aynı hukuki sonucu doğurmaz. Başka bir ifadeyle, erteleme talebinin sonuçlanmamış veya değerlendirilmemiş olması, hükümlünün çağrı kağıdına uyma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; bu iki süreç birbirinden bağımsız değerlendirilmelidir.


Benzer içerikli: “İddianame Nedir?” yazımızı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

İnfaz ve ceza hukukuna ilişkin diğer yazılarımızı okumak için buraya tıklayabilirsiniz

Avukat Onur AKÇINAR – Kırklareli

Avukat İrem KURBAN AKÇINAR – Kırklareli

Telefon: 0543 392 10 59


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir