RES Kamulaştırmasında Kamu Yararı Kararının Hukuka Uygunluğuna İtiraz Edilebilir mi?

Rüzgar enerjisi santrali (RES) yatırımları kapsamında bir taşınmazın kamulaştırılabilmesi için, öncelikle bu kamulaştırmanın kamu yararına dayandığına ilişkin bir kararın alınması gerekir. Uygulamada arazi sahipleri, genellikle bu kararın kesin ve tartışılamaz olduğunu düşünmektedir; oysa kamu yararı kararı, hukuken bir idari işlemdir ve idari işlem olarak idari yargı denetimine tabidir. Bu yazıda, RES kamulaştırmasındaki kamu yararı kararına hangi gerekçelerle, hangi sürede ve hangi mahkemede itiraz edilebileceğini, güncel Danıştay içtihatları ışığında ele alıyoruz.

Kamu Yararı Kararı ile Acele Kamulaştırma Arasındaki Fark

6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu çerçevesinde, RES projeleri için taşınmaz kamulaştırılırken iki farklı usul izlenebilir. Olağan kamulaştırma usulünde, Kamulaştırma Kanunu m. 5 ve 6 uyarınca yetkili merciler (örneğin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu) tarafından kamu yararı kararı alınır, bu karar ilgili bakan tarafından onaylanır, ardından idare taşınmaz sahibiyle uzlaşma yoluyla satın alma sürecini dener; anlaşma sağlanamazsa asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açılır. Bazı hallerde ise Kamulaştırma Kanunu m. 27 uyarınca “acele kamulaştırma” usulüne başvurulur; bu usulde Cumhurbaşkanı kararıyla taşınmaza, kamulaştırma sürecinin diğer aşamaları tamamlanmadan önce el konulabilir.

Danıştay 6. Dairesi’nin 23.09.2024 tarihli, 2023/7580 Esas ve 2024/4812 Karar sayılı kararında, acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırma usulünün birbirinden farklı işlemler olduğu; acele kamulaştırmanın, mülkiyetin idareye geçmesini değil, taşınmazın kullanım hakkının idareye geçmesini sağlayan istisnai bir yöntem olduğu; taşınmaz malikinin, acele kamulaştırma işleminin iptali istemiyle dava açabileceği gibi, asliye hukuk mahkemesinde açılan kamulaştırma bedeli davası üzerine olağan kamulaştırmaya dönüşen işlemin iptali istemiyle de ayrıca dava açabileceği vurgulanmıştır. (Danıştay 6. Dairesi, E. 2023/7580, K. 2024/4812, T. 23.09.2024) Bu kararda mahkeme, Gelgit RES projesi kapsamındaki acele kamulaştırma işleminde kamu yararı ve acelelik hâlinin somut olarak ortaya konulduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir; ancak kararın gerekçesi, aynı zamanda acele kamulaştırmanın hangi şartlarda hukuka aykırı sayılabileceğinin de önemli bir çerçevesini çizmektedir.

Kamu Yararı Kararının İdari İşlem Niteliği ve İptal Davası Süresi

Kamu yararı kararı, idarenin tek taraflı irade açıklamasıyla kişilerin hukuki durumunda değişiklik yaratan bir idari işlemdir; bu nedenle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca, kararın ilgiliye tebliğ edildiği veya öğrenildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Danıştay 6. Dairesi’nin 21.12.2020 tarihli, 2018/5691 Esas ve 2020/13183 Karar sayılı kararına konu bir başka RES uyuşmazlığında, türbin yerinin sonradan değiştirilmesi üzerine, ilgili taşınmaza ilişkin kamu yararı kararının Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından kaldırıldığı ve buna bağlı olarak acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılan davada konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği görülmektedir. (Danıştay 6. Dairesi, E. 2018/5691, K. 2020/13183, T. 21.12.2020) Bu karar, kamu yararı kararının projedeki değişikliklere bağlı olarak idarece de geri alınabilen, sabit olmayan bir idari işlem olduğunu somut biçimde göstermektedir.

Uygulamada arazi sahibinin bu süreyi kaçırmaması büyük önem taşır. Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında, asliye hukuk mahkemesi tarafından taşınmaz malikine, kamu yararı kararına veya kamulaştırma işlemine karşı 30 gün içinde idari yargıda dava açabileceğine ilişkin meşruhatlı bir tebligat gönderilir; bu süre içinde idare mahkemesinde dava açılmazsa, kamu yararı kararının hukuka uygunluğu bir daha denetlenemez hale gelebilir.

Hangi Gerekçelerle İtiraz Edilebilir?

Kamu yararı kararına karşı açılacak iptal davasında öne sürülebilecek başlıca gerekçeler şunlardır: (i) kamulaştırmanın gerçekte bir kamu hizmetinin yürütülmesi amacına değil, özel bir yatırımcının ticari çıkarına hizmet ettiğinin ileri sürülmesi; (ii) kamu yararı kararını alma ve onaylama yetkisine sahip mercilerin (Kamulaştırma Kanunu m. 5-6) usulüne uygun belirlenmediği; (iii) taşınmazın RES projesi için gerçekten zorunlu olmadığı, alternatif güzergah veya parsellerin bulunduğu; (iv) acele kamulaştırma usulüne başvurulmuşsa, Danıştay’ın yukarıda anılan kararında vurgulandığı gibi, olağan usulden ayrılmayı haklı kılacak somut bir “acelelik” halinin bulunmadığı.

Danıştay’ın yerleşik içtihadında, kamu yararı ve acelelik gibi soyut kavramların idarece somut gerekçelerle ortaya konulması gerektiği; salt “yenilenebilir enerjiye duyulan ihtiyaç” veya “ülkenin enerjide dışa bağımlılığı” gibi genel ifadelerin, özellikle acele kamulaştırma usulünün haklılığını göstermeye tek başına yeterli olmayabileceği vurgulanmaktadır. Arazi sahibinin, idarenin gerekçe raporunu ve dosyadaki teknik belgeleri inceleterek, somut olayda bu unsurların gerçekten mevcut olup olmadığını sorgulaması, açılacak davanın başarı şansını doğrudan etkiler.

Dava Süreci ve Kamulaştırma Bedeli Davasıyla İlişkisi

Kamu yararı kararının iptali için idare mahkemesinde açılan dava ile taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülen kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası, ayrı yargı kollarında yürüyen fakat birbiriyle bağlantılı iki süreçtir. İdare mahkemesinde kamu yararı kararının iptaline karar verilmesi halinde, bu karar kamulaştırma/irtifak işleminin hukuki dayanağını ortadan kaldıracağından, asliye hukuk mahkemesindeki bedel davasının da bu gelişmeye göre yeniden değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle arazi sahibinin, kamulaştırma tebligatını aldığı andan itibaren, hem idari yargıdaki süreyi kaçırmamak hem de asliye hukuk mahkemesindeki bedel sürecini takip etmek üzere eş zamanlı bir hukuki strateji izlemesi önem taşır.

Kaynakça

  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, m. 3, 5, 6, 27.
  • 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu.
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 7.
  • Danıştay 6. Dairesi, E. 2023/7580, K. 2024/4812, T. 23.09.2024 (Yargı PRO içtihat veritabanı üzerinden teyit edilmiştir).
  • Danıştay 6. Dairesi, E. 2018/5691, K. 2020/13183, T. 21.12.2020 (Yargı PRO içtihat veritabanı üzerinden teyit edilmiştir).

Sıkça Sorulan Sorular

RES kamu yararı kararına karşı hangi mahkemede dava açılır?

İdare mahkemesinde açılır; kamu yararı kararı bir idari işlem olduğundan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca idari yargı denetimine tabidir.

Dava açma süresi ne kadardır?

Kararın tebliğ veya öğrenme tarihinden itibaren 60 gündür; kamulaştırma bedeli davasında mahkemece gönderilen meşruhatlı tebligatta bu süre genellikle 30 gün olarak da belirtilebilir, bu nedenle tebligattaki süreye dikkat edilmelidir.

Acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırma arasındaki fark nedir?

Acele kamulaştırmada mülkiyet değil, taşınmazın kullanım hakkı idareye geçer ve kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanır; olağan kamulaştırmada ise mülkiyet ancak mahkeme tescil kararıyla idareye geçer.

Hangi gerekçelerle iptal davası açılabilir?

Kamu yararının gerçekte bulunmadığı, yetkili merci ve usul hatalarının bulunduğu, taşınmazın proje için zorunlu olmadığı veya acele kamulaştırmada somut bir acelelik halinin bulunmadığı gerekçeleriyle dava açılabilir.

Kamu yararı kararı sonradan geri alınabilir mi?

Evet; Danıştay kararlarında görüldüğü üzere, proje güzergahında değişiklik olması gibi nedenlerle ilgili idare kamu yararı kararını kendisi de kaldırabilmektedir.

İlgili Yazılar

Yazar Hakkında

Bu yazı, Kırklareli Barosu’na kayıtlı Avukat Onur Akçınar tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay/Danıştay içtihadı esas alınarak hazırlanmıştır. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

İletişim

Sorularınız için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir