İcra memurları haciz işlemini genellikle borçlunun bulunduğu adreste yaparlar; ancak bu adreste bulunan her eşya borçluya ait olmayabilir. Bir ailenin ortak evinde, ortaklaşa kullanılan bir işyerinde veya kiralık bir mekânda başkasına ait mallar da bulunabilir. Böyle bir durumda, malın gerçek sahibi olan üçüncü kişi, hacze karşı “istihkak iddiası” ile kendini koruyabilir.
İstihkak İddiası Nedir? Yasal Dayanak
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 96. ve devamı maddeleri, haczedilen bir mal veya hak üzerinde üçüncü bir kişinin mülkiyet ya da rehin hakkı iddia etmesi hâlini düzenler. Böyle bir iddia ileri sürüldüğünde icra memuru bunu haciz tutanağına geçirir ve durumu taraflara bildirir; uyuşmazlık, icra mahkemesinde açılacak istihkak davası ile çözülür.
Mülkiyet Karinesi Kimin Lehinedir? Haczin Yapıldığı Yer Belirleyicidir
İİK m. 97/a uyarınca, haciz borçlunun elinde/adresinde yapılmışsa mal borçluya ait sayılır (karine borçlu lehinedir) ve istihkak iddiasını ispat yükü üçüncü kişiye aittir. Ancak haciz, üçüncü kişinin elinde/adresinde yapılmışsa durum tam tersine döner: mülkiyet karinesi üçüncü kişi lehine işler ve bu karinenin aksini ispat yükü alacaklıya geçer.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 21.12.2022 tarihli, 2022/11429 Esas ve 2022/13722 Karar sayılı kararında bu ilke net biçimde uygulanmıştır. Somut olayda haciz, borçlu şirketin değil, üçüncü kişinin ticaret sicil adresinde ve üçüncü kişinin huzurunda yapılmıştır. Karar şöyle demektedir: “Mülkiyet karinesi davacı üçüncü kişi lehine olup, davanın İİK m. 96 gereğince üçüncü kişi tarafından açılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.” (Yargıtay 12. HD., E. 2022/11429, K. 2022/13722, T. 21.12.2022) Karar, borçlu ile üçüncü kişi arasında geçmişte bir ortaklık ilişkisi bulunmuş olmasının ve benzer soyadı taşımalarının tek başına mülkiyet karinesini çürütmeye yetmeyeceğini, alacaklının somut ve güçlü delil sunması gerektiğini de vurgulamıştır.
İstihkak İddiası Nasıl ve Ne Zamana Kadar İleri Sürülür?
Üçüncü kişi, haciz sırasında orada hazır bulunuyorsa iddiasını derhâl icra memuruna bildirebilir. Hazır değilse, haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde icra dairesine bildirimde bulunmalıdır. Ardından, taraflardan biri (alacaklı veya üçüncü kişi) icra mahkemesinde istihkak davasını açarak uyuşmazlığı esastan çözdürür.
İspatta Nelere Dikkat Edilmeli?
Mülkiyet iddiasını güçlendirmek için fatura, sözleşme, banka dekontu gibi malın ediniminin tarihini ve kaynağını gösteren belgeler büyük önem taşır. Yargıtay, ibraz edilen faturaların haczedilen malla “ayırt edici özellikler” bakımından örtüşmesini aramakta; genel/muğlak belgeleri yeterli görmemektedir. Malın borçlu ile aynı faaliyet alanına mı yoksa üçüncü kişinin faaliyet alanına mı ait olduğu da güçlü bir delil olarak değerlendirilir.
Kaynakça
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 96, 97.
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/11429, K. 2022/13722, T. 21.12.2022 (Yargı PRO içtihat veritabanı üzerinden teyit edilmiştir).
Sıkça Sorulan Sorular
İstihkak davasını kaybedersem tazminat öder miyim?
Evet; iddiasında kötüniyetli olduğu tespit edilen taraf (üçüncü kişi veya alacaklı), mahcuzun değerinin belirli bir oranı kadar tazminata mahkûm edilebilir; bu nedenle iddianın ciddi delillerle desteklenmesi önemlidir.
7 günlük süreyi kaçırırsam istihkak iddiasında hiç bulunamaz mıyım?
Süre kaçırılsa dahi, malın gerçekten üçüncü kişiye ait olduğu iddiası farklı hukuki yollarla (örneğin doğrudan mülkiyet davası ile) ileri sürülebilir; ancak istihkak davası prosedürünün avantajlarından yararlanmak için süreye dikkat edilmesi önemlidir.
İstihkak iddiasını kim ileri sürebilir?
Ancak malın gerçek sahibi olan üçüncü kişi (gerçek kişilerde bizzat kendisi veya yetkili temsilcisi, tüzel kişilerde temsile yetkili organ) geçerli bir istihkak iddiasında bulunabilir; yetkisiz bir çalışanın beyanı geçerli sayılmaz.
Kira ile veya finansal kiralama (leasing) ile kullanılan bir mal haczedilirse ne olur?
Bu mallar üzerinde mülkiyet, kiralayan/leasing şirketinde kaldığından, kiracı/kullanıcı durumundaki borçlunun elinde haczedilen bu mallar için de gerçek malik istihkak iddiasında bulunabilir.
İlgili Yazılar
Yazar Hakkında
Bu yazı, Kırklareli Barosu’na kayıtlı Avukat Onur Akçınar tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay içtihadı esas alınarak hazırlanmıştır. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
İletişim
Sorularınız için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bir yanıt yazın