AİHM’e Bireysel Başvuru Ne Zaman ve Nasıl Yapılır?

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) taraf bir devletin kamu gücü işlem veya eylemleri nedeniyle Sözleşme’de güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini düşünen kişiler, belirli şartların varlığı hâlinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) bireysel başvuruda bulunabilir. Ancak bu başvuru yolu, iç hukuktaki koruma mekanizmalarının tamamlanmasından sonra devreye giren istisnai ve ikincil bir denetim mekanizmasıdır. Bu yazıda AİHM’e bireysel başvurunun ne zaman ve nasıl yapılabileceğini AİHS’in ilgili hükümleri çerçevesinde ele alıyoruz.

AİHS m.34 Kapsamında Kimler Başvurabilir

AİHS’in 34. maddesi uyarınca, Sözleşme’ye ve protokollerine taraf bir devlet tarafından, Sözleşme’de tanınan haklarının ihlal edildiğini iddia eden her gerçek kişi, hükümet dışı her kuruluş veya kişi grubu Mahkemeye başvurabilir. Başvurucunun, iddia edilen ihlalin “mağduru” olduğunu, yani ihlalden doğrudan etkilendiğini ortaya koyması gerekir; soyut biçimde bir mevzuatın Sözleşme’ye aykırı olduğunu ileri sürmek tek başına yeterli değildir.

İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi Şartı (AİHS m.35/1)

AİHS’in 35. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mahkeme, ancak uluslararası hukukun genel olarak kabul edilen ilkelerine göre iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra bir başvuruyu inceleyebilir. Bu kural, taraf devletlere, kendilerine yöneltilen ihlal iddialarını Mahkeme önüne gelmeden önce önleme veya telafi etme imkânı tanınması amacına dayanır; AİHM’in insan haklarını güvence altına alan ulusal hukuk sistemlerine göre ikincil (sübsidiyer) bir role sahip olduğu ilkesinin doğal bir sonucudur.

AİHM’in Türkiye aleyhine verdiği Köksal/Türkiye kabul edilebilirlik kararında bu ilke ayrıntılı biçimde açıklanmıştır: tüketilmesi gereken başvuru yollarının hem teoride hem uygulamada yeterli bir netlikte mevcut, erişilebilir ve etkili olması gerekir; buna karşılık, başarıya ulaşıp ulaşamayacağına dair yalnızca şüphe duyulması, bu yolun tüketilmemesi için geçerli bir gerekçe oluşturmaz. Somut olayda başvurucu, olağanüstü hâl döneminde ihdas edilen ve idari işlemlere karşı yargısal denetim imkânı tanıyan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurmadan Mahkemeye gittiği için, başvurusu iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur. (AİHM İkinci Bölüm, Köksal/Türkiye, B. No: 70478/16, T. 06.06.2017 (Kabul Edilemezlik Kararı))

Başvuru Süresi: Dört Aylık Süre ve 15 No’lu Protokol’ün Getirdiği Değişiklik

AİHS’in 35. maddesinin birinci fıkrası, iç hukuktaki kesin kararın verildiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde başvuru yapılmasını da şart koşar. Sözleşme’ye Ek 15 No’lu Protokol’ün 1 Ağustos 2021 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte, daha önce altı ay olan bu süre dört aya indirilmiştir; bu kısaltılmış süre, 1 Şubat 2022 tarihinden itibaren kesinleşen iç hukuk kararları bakımından uygulanmaktadır. Süre, kural olarak nihai iç hukuk kararının başvurucuya veya vekiline tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

AYM Bireysel Başvurusu ile AİHM Arasındaki İlişki

Türkiye bakımından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunun 2012 yılından itibaren fiilen işler hâle gelmesinden bu yana, AİHM, AYM’ye bireysel başvuruyu -etkili olduğu sürece- tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olarak kabul etmektedir. Bu nedenle, Türkiye’deki bir kamu gücü işlemi nedeniyle Sözleşme haklarının ihlal edildiğini düşünen kişilerin, AİHM’e başvurmadan önce kural olarak önce derece mahkemelerini, ardından da AYM’ye bireysel başvuru yolunu tüketmesi; AYM’nin kabul edilemezlik veya esas kararının kendilerine tebliğinden itibaren dört ay içinde AİHM’e başvurması gerekir.

Kaynakça

  • İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme (AİHS), m. 34, 35.
  • Sözleşme’ye Ek 15 No’lu Protokol.
  • AİHM İkinci Bölüm, Köksal/Türkiye, B. No: 70478/16, T. 06.06.2017 (Kabul Edilemezlik Kararı) (Yargı PRO içtihat veritabanı üzerinden teyit edilmiştir).

Sıkça Sorulan Sorular

AİHM’e başvurmadan önce mutlaka AYM’ye başvurmak gerekir mi?

Evet; AYM’ye bireysel başvuru, etkili olduğu sürece tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu sayıldığından, kural olarak önce bu yolun tüketilmesi gerekir.

AİHM’e başvuru süresi ne kadardır ve ne zaman başlar?

15 No’lu Protokol’ün yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen kararlar bakımından dört aydır; süre, nihai iç hukuk kararının başvurucuya veya vekiline tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Süre kaçırılırsa telafi imkânı var mıdır?

AİHS’te AYM’deki gibi genel bir mazeret müessesesi bulunmamaktadır; bu nedenle dört aylık sürenin titizlikle takip edilmesi büyük önem taşır.

Başvuru hangi dilde ve nasıl yapılır?

Başvuru, Mahkemenin resmî çevrimiçi başvuru formu (eCHR) üzerinden, taraf devletlerden birinin resmî dilinde yapılabilir; başlangıç aşamasında avukat zorunluluğu yoktur, ancak başvuru iletişime geçtikten sonraki aşamalarda temsil zorunlu hâle gelebilir.

İlgili Yazılar

Yazar Hakkında

Bu yazı, Kırklareli Barosu’na kayıtlı Avukat Onur Akçınar tarafından, güncel mevzuat ve Anayasa Mahkemesi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı esas alınarak hazırlanmıştır. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

İletişim

Sorularınız için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir