Estetik ameliyatlarda hekimin hukuki sorumluluğu, genel tedavi amaçlı tıbbi müdahalelerden farklı bir hukuki rejime tabidir. Sitemizdeki Doktor Hatası (Malpraktis) Nedir? başlıklı yazımızda tedavi amaçlı müdahalelerdeki vekalet ilişkisini ele almıştık. Bu yazıda ise estetik (güzelleştirme amaçlı) ameliyatların hukuki niteliği, sonuç taahhüdünün kapsamı ve ayıplı ifa hâlinde hastanın hakları başlıklar hâlinde ele alınmaktadır.
Estetik Ameliyat ile Tedavi Amaçlı Müdahale Arasındaki Fark
Hastalığın teşhis ve tedavisine yönelik tıbbi müdahalelerde hekim, yalnızca tıbbi standartlara uygun özenli bir çaba göstermekle yükümlüdür ve belirli bir sonucu (iyileşmeyi) taahhüt etmez; bu ilişki TBK hükümlerine göre vekalet sözleşmesi olarak nitelendirilir. Buna karşılık, doğrudan hastalığı tedavi etmeyi değil, kişinin görünümünü güzelleştirmeyi amaçlayan estetik ameliyatlarda durum farklıdır.
Estetik Ameliyatların Hukuki Niteliği: Eser Sözleşmesi
TBK m. 470’e göre eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 13.05.2026 tarihli, 2025/3403 Esas ve 2026/2115 Karar sayılı güncel kararında da açıkça belirtildiği üzere, estetik ameliyatlar eser sözleşmesi niteliğindedir ve bu sözleşmenin niteliği gereği hekimin bir sonuç taahhüdü bulunmaktadır; hekim, ameliyattan önce hastayı muayene ederek üstlendiği edimini, taahhüt ettiği sonuç üzerinden ifa etmekle yükümlüdür. Aynı Dairenin 02.02.2026 tarihli, 2025/763 Esas ve 2026/318 Karar sayılı kararında da, estetik ameliyat işleminin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu ve sonuç taahhüdünü kapsadığı yönündeki içtihat teyit edilmiştir. Yargıtay uygulamasında burun estetiği, göz kapağı estetiği ve diş estetiği gibi farklı estetik işlemlerin tamamı bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Sonuç Taahhüdü Ne Anlama Gelir?
Sonuç taahhüdü, hekimin yalnızca özenli davranmakla değil, hasta ile önceden üzerinde anlaşılan somut görsel sonucu gerçekleştirmekle yükümlü olması anlamına gelir. Bu nedenle estetik ameliyat sonucunda ortaya çıkan görünüm, hasta ile ameliyat öncesinde kararlaştırılan sonuçtan belirgin şekilde farklıysa, hekimin tıbbi standartlara tam uyduğunu ispat etmesi tek başına sorumluluktan kurtulması için yeterli olmayabilir.
Ayıplı İfa Hâlinde Hastanın Hakları Nelerdir?
Estetik ameliyat, eser sözleşmesi olarak nitelendirildiğinden, sonucun taahhüt edilenden farklı ve kusurlu (ayıplı) çıkması hâlinde TBK’nın eser sözleşmesinde ayıba karşı tekeffüle ilişkin hükümleri uygulama alanı bulur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 02.02.2026 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, mahkemece ayıplı ifa tespit edildiğinde davanın reddi doğru olmayıp, hastanın uğradığı zarara ilişkin maddi ve manevi tazminat talepleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Komplikasyon Estetik Ameliyatlarda da Sorumluluğu Kaldırır mı?
Sonuç taahhüdü bulunması, estetik ameliyatlarda aydınlatma yükümlülüğünün önemini azaltmaz; aksine, hastanın ameliyat öncesinde olası riskler, alternatifler ve beklenen sonuç hakkında ayrıntılı biçimde aydınlatılmış olması, uyuşmazlık hâlinde tarafların hangi sonucu taahhüt ettiğinin tespiti bakımından belirleyici önem taşır. Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 04.12.2025 tarihli, 2025/210 Esas ve 2025/4192 Karar sayılı kararında, onam formlarının yeterli aydınlatmayı içerip içermediği ve ameliyat sonucunun başarılı olup olmadığı birlikte değerlendirilmiştir.
Doktrinde Estetik Ameliyatlardan Doğan Sorumluluk
Doktrinde estetik ameliyatlardan kaynaklanan hukuki sorumluluk kapsamlı biçimde incelenmiştir. Hasan Petek’in Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi’nde yayımlanan çalışmasında, güzelleştirme amaçlı estetik ameliyatların hukuki niteliği, cerrahın yükümlülükleri ve sorumluluğun kapsamı Türk hukuku ve karşılaştırmalı hukuk çerçevesinde ele alınmaktadır (Petek, H., “Güzelleştirme Amaçlı Estetik Ameliyatlardan Kaynaklanan Hukukî Sorumluluk”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 8, S. 1, 2006, s. 177-240).
Sonuç
Estetik ameliyatlarda hekimin sorumluluğu, tedavi amaçlı müdahalelerden farklı olarak eser sözleşmesi hükümlerine ve sonuç taahhüdüne dayanır. Bu durum, hastanın haklarını genel malpraktis davalarına kıyasla bazı yönlerden güçlendirmekle birlikte, somut olayda nelerin taahhüt edildiğinin ve ayıplı ifa bulunup bulunmadığının doğru tespiti, uzman bilirkişi incelemesi ve güncel Yargıtay içtihadı ile ayrıca değerlendirilmesi gereken teknik bir meseledir.
Kaynakça
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 470 vd.
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3403, K. 2026/2115, T. 13.05.2026.
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/763, K. 2026/318, T. 02.02.2026.
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/210, K. 2025/4192, T. 04.12.2025.
- PETEK, Hasan: “Güzelleştirme Amaçlı Estetik Ameliyatlardan Kaynaklanan Hukukî Sorumluluk”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 8, S. 1, 2006, s. 177-240.

Bir yanıt yazın