Trafik kazası tazminat davalarında zamanaşımı süresi — Akçınar Hukuk Bürosu

Trafik Kazası Tazminat Davalarında Zamanaşımı Süresi

Trafik kazası nedeniyle tazminat talep edecek kişilerin en çok gözden kaçırdığı konulardan biri, dava açma süresinin sınırlı olmasıdır. Bu süre kaçırılırsa, haklı bir talep dahi zamanaşımı def’i karşısında reddedilebilir. Ancak kazanın aynı zamanda bir suç oluşturması hâlinde, çok daha uzun bir süre uygulanabilmektedir.

Genel Kural: 2 Yıl ve 10 Yıl

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bu süreler, hem maddi hem de manevi tazminat talepleri için uygulanır.

İstisna: Uzamış Ceza Zamanaşımı

Aynı maddenin ikinci fıkrası, önemli bir istisna getirir: kaza, aynı zamanda ceza kanunlarına göre suç teşkil eden bir eylemden doğuyorsa ve ceza kanunu bu suç için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüşse, tazminat talepleri için de bu daha uzun (ceza) zamanaşımı süresi uygulanır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 30.09.2015 tarihli, 2015/9926 Esas ve 2015/9931 Karar sayılı kararında bu ilke net biçimde uygulanmıştır: kaza sonucu ağır yaralanan davacının açtığı dava, olay tarihinden 7 yıl sonra açılmış olmasına rağmen, taksirle yaralama suçunun (kaza tarihinde yürürlükteki TCK m. 66 uyarınca) 8 yıllık ceza zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle, davanın süresinde açıldığına hükmedilmiştir: “Ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkûmiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı… koşulu aranmamaktadır.” (Yargıtay 17. HD., E. 2015/9926, K. 2015/9931, T. 30.09.2015)

Bu içtihada göre, zarar görenin ayrıca bir ceza davası açmış olması veya sürücünün mahkûm edilmiş olması dahi şart değildir; eylemin salt suç niteliği taşıması, uzamış zamanaşımının uygulanması için yeterlidir. Örneğin taksirle yaralama suçunun zamanaşımı süresi somut olayın ağırlığına göre 8 yıl, taksirle ölüme sebebiyet suçunun zamanaşımı ise 15 yıl olabilmektedir.

Yalnızca Maddi Hasarlı Kazalarda Durum Farklıdır

Kazada yalnızca araçta maddi hasar oluşmuş, kişisel yaralanma veya ölüm gerçekleşmemişse, bu genellikle bir suç oluşturmaz (trafik güvenliğini tehlikeye sokma gibi istisnai hâller ayrık); bu durumda uzamış ceza zamanaşımı uygulanmaz ve 2918 sayılı Kanun’un öngördüğü 2 yıllık kısa süre geçerliliğini korur.

Zamanaşımı Def’i Kendiliğinden Dikkate Alınmaz

Zamanaşımı, borcu ortadan kaldırmaz; yalnızca alacağın dava yoluyla istenebilirliğini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır (def’i). Bu nedenle davalı taraf zamanaşımını süresinde ve açıkça ileri sürmezse, mahkeme bu durumu kendiliğinden (re’sen) gözetemez.

Kaynakça

  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m. 109.
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/9926, K. 2015/9931, T. 30.09.2015 (Yargı PRO içtihat veritabanı üzerinden teyit edilmiştir).

Sıkça Sorulan Sorular

Kaza raporunda kusur oranım belli değilse zamanaşımı süresi başlamaz mı?

Süre, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü (kusurlu tarafı) öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar; kusur oranının kesin olarak belirlenmemiş olması bu başlangıcı ertelemez.

Arabuluculuk süreci zamanaşımı süresini durdurur mu?

Evet; zorunlu veya ihtiyari arabuluculuk başvurusu, zamanaşımı süresini durdurur (keser); süreç anlaşmazlıkla sonuçlanırsa kalan süre işlemeye devam eder.

Sigorta şirketine yaptığım başvuru zamanaşımını durdurur mu?

Sigorta şirketine yapılan başvuru, tek başına zamanaşımını kesmez; ancak dava açma süreci içindeki adımlardan biri olarak sürecin yönetiminde dikkate alınmalıdır; bu nedenle süreler yakından takip edilmelidir.

Kaza faili hakkında beraat kararı verilirse uzamış zamanaşımı uygulanır mı?

Uzamış zamanaşımının uygulanması için eylemin objektif olarak suç niteliği taşıması yeterli görülür; ancak beraat kararının gerekçesi (örn. kusursuzluk tespiti) somut olayda tazminat talebinin esasını da etkileyebileceğinden, bu durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

İlgili Yazılar

Yazar Hakkında

Bu yazı, Kırklareli Barosu’na kayıtlı Avukat Onur Akçınar tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay içtihadı esas alınarak hazırlanmıştır. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

İletişim

Trafik kazası tazminatı ile ilgili sorularınız için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir