Vasiyetnamenin iptali davası şartları ve ispatı — Akçınar Hukuk Bürosu

Vasiyetnamenin İptali Davası: Şartları ve İspatı

Bir yakınının vefatından sonra düzenlendiği öğrenilen vasiyetnamenin, gerçek iradeyi yansıtmadığından şüphelenilmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Türk Medeni Kanunu, vasiyetnamenin iptalini yalnızca belirli ve sınırlı sayıdaki sebeplere bağlamış olup, bu sebeplerin varlığının mahkemede kanıtlanması gerekir.

Kanunda Sayılan Sınırlı İptal Sebepleri

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 557. maddesine göre bir vasiyetnamenin iptali için dava açılabilecek hâller sınırlı sayıdadır: (1) tasarrufun, mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmış olması, (2) yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması, (3) içeriğinin, bağlandığı koşulların veya yüklemelerin hukuka ya da ahlaka aykırı olması, (4) kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması. Bu sebepler dışında bir gerekçeyle vasiyetnamenin iptali istenemez.

Vasiyetname İçin Aranan Ehliyet, Miras Sözleşmesinden Farklıdır

TMK m. 502 uyarınca vasiyet yapabilmek için tam fiil ehliyetine sahip olmak gerekmez; ayırt etme gücüne sahip olmak ve onbeş yaşını doldurmuş olmak yeterlidir. Bu nedenle mirasbırakanın vasiyetnameden sonra kısıtlanmış olması, tek başına vasiyetnamenin geçmişe dönük olarak ehliyetsizlikle iptalini gerektirmez; ehliyet, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihteki duruma göre değerlendirilir.

Hukuk Genel Kurulu: İspat Yükü Davacıdadır

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.09.2024 tarihli, 2023/656 Esas ve 2024/469 Karar sayılı kararında, vasiyetnamenin korkutma/aldatma nedeniyle iptali istemine ilişkin somut bir olayda önemli ilkeler ortaya konmuştur. Karara göre, mirasbırakan hakkında vasiyetname tarihinde alınan sağlık raporunda tasarruf ehliyetinin bulunduğunun tespit edilmiş olması, ehliyet yönünden güçlü bir karine oluşturur. Ayrıca Kurul, “iradeyi sakatlayan sebeplerin iptal davasında göz önüne alınabilmesi için yapılan tasarrufla bu olgular arasında bir sebep-sonuç bağı bulunmalıdır” ilkesini vurgulayarak, salt şüphe veya sonradan hatırlayamama gibi hâllerin iradeyi sakatlayan bir zorlama ya da aldatmanın ispatı için yeterli olmadığına hükmetmiştir. Somut olayda mirasbırakanın evlatları arasında ayrım yapmadığı ve vasiyetnamenin hakkaniyete uygun bir gerekçeyle (kendisine bakan evladına duyduğu minnet) düzenlendiği anlaşıldığından, iptal talebi reddedilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/656, K. 2024/469, T. 25.09.2024)

Dava Açma Süresi

TMK m. 559 uyarınca vasiyetnamenin iptali davası, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde, her hâlde vasiyetnamenin açılma tarihinin üzerinden 10 yıl geçmekle açılamaz hâle gelir. İyiniyetli olmayan mirasçılara ve vasiyet alacaklılarına karşı bu süre 20 yıldır.

Kaynakça

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 502, 557, 559.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/656, K. 2024/469, T. 25.09.2024 (Yargı PRO içtihat veritabanı üzerinden teyit edilmiştir).

Sıkça Sorulan Sorular

Vasiyetnamenin iptali ile tenkis davası aynı şey midir?

Hayır. İptal davası vasiyetnamenin hiç hüküm doğurmamasını sağlar; tenkis davası ise vasiyetnamenin geçerliliğini kabul etmekle birlikte, saklı pay sahibi mirasçıların saklı payına tecavüz eden kısmın indirilmesini amaçlar. Uygulamada bu iki talep genellikle kademeli (önce iptal, olmazsa tenkis) olarak birlikte ileri sürülür.

Noterde düzenlenen bir vasiyetname daha mı güvenlidir?

Resmî (noter) vasiyetname, düzenleme sırasında noterin kimlik, ehliyet ve iradeyi kontrol etmesi nedeniyle ispat gücü daha yüksektir; ancak bu da mutlak bir güvence değildir, resmî vasiyetname de kanundaki sebeplerle iptal edilebilir.

Ehliyetsizlik iddiası nasıl ispatlanır?

Genellikle mirasbırakanın vasiyetname tarihine yakın dönemdeki sağlık kayıtları, doktor raporları ve tanık beyanları incelenir; gerektiğinde Adli Tıp Kurumu’ndan mirasbırakanın o tarihteki ayırt etme gücüne ilişkin rapor alınır.

Dava kime karşı açılır?

Vasiyetnamenin iptali davası, vasiyetnameden yararlanan (lehine tasarrufta bulunulan) kişilere karşı açılır.

İlgili Yazılar


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir