Mirasbırakan veya mirasçılardan birinin yabancı uyruklu olması, miras hukukuna yabancılık unsuru katar ve uygulamada sıkça karşılaşılan, teknik ayrıntıları önemli bir alan hâline gelir. Özellikle Türkiye’de bulunan taşınmazların yabancı mirasçılara intikali, özel bir şarta bağlanmıştır: mütekabiliyet (karşılıklılık).
Taşınır ve Taşınmaz Ayrımı Belirleyicidir
2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca yabancı uyruklu gerçek kişiler, ancak karşılıklılık (mütekabiliyet) bulunması ve kanuni sınırlamalara uyulması koşuluyla Türkiye’de taşınmaz mal ve sınırlı ayni hak edinebilir. Bu sınırlama yalnızca taşınmaz mallar yönünden geçerlidir; yabancı uyruklu kişilerin taşınır mallar, para veya diğer alacak hakları yönünden mirasçı olmasında herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır.
Mütekabiliyet (Karşılıklılık) Nedir?
Mütekabiliyet, mirasbırakanın veya mirasçının uyruğunda bulunduğu ülkenin, Türk vatandaşlarına da kendi ülkesinde taşınmaz mal edinme ve miras yoluyla iktisap imkânı tanıyıp tanımadığının araştırılmasıdır. Bu tespit hukuki (karşılıklı anlaşma) veya fiilî (uygulamada gerçekten mümkün olup olmadığı) esasa göre yapılabilir; iki ülke arasında resmî bir anlaşma bulunmaması, tek başına karşılıklılığın olmadığı anlamına gelmez, fiilî durum da ayrıca araştırılmalıdır.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 20. maddesi de, yabancılık unsuru içeren mirasçılık belgelerinin düzenlenmesinde terekedeki malların taşınır ve taşınmaz olarak ayrı ayrı ele alınması gerektiğini teyit etmektedir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin Güncel Kararı
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 02.10.2023 tarihli, 2022/1744 Esas ve 2023/4294 Karar sayılı kararında bu ilkeler açık biçimde ortaya konmuştur: “Tapu Kanununda belirtilen bu sınırlama yalnızca taşınmaz mallar yönünden uygulanabileceğinden yabancı uyruklu kişilerin taşınır mallar ile para veya diğer haklar yönünden mirasçı olmalarında yasal herhangi bir engel bulunmamaktadır… Karşılıklılığın bulunmaması; yabancı mirasçıların, mirasbırakanın taşınmazlarını iktisabı hakkında uygulanacak olup, mirasçılık sıfatının terekedeki taşınırlar yönünden devam edeceği tartışmasızdır. Üstelik bu durumda mülkiyet hakkı tanınmadığından, bu şekilde miras alınan mülk tasfiye edilmekte ve miras payı tazmin edilmektedir.” Karar, mahkemenin karşılıklılık bulunmadığı gerekçesiyle yabancı mirasçıların mirasçılık sıfatını ve miras paylarını hiç göstermemesini hatalı bulmuş; doğru yaklaşımın, mirasçılık sıfatının tanınıp yalnızca taşınmazların iktisabının karşılıklılık şartına tabi tutulması olduğunu vurgulamıştır. (Yargıtay 7. HD., E. 2022/1744, K. 2023/4294, T. 02.10.2023) Karar, konuya ilişkin yerleşik ilke olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.12.1994 tarihli, 1994/2-625 Esas, 1994/905 Karar sayılı kararına da atıf yapmaktadır.
Karşılıklılık Yoksa Ne Olur? Tasfiye ve Tazmin
Yabancı mirasçının, mirasbırakanın uyruğunda bulunduğu ülke ile Türkiye arasında taşınmaz edinimi bakımından karşılıklılık bulunmaması hâlinde, bu mirasçıya taşınmaz üzerinde doğrudan mülkiyet hakkı tanınmaz. Bu durumda taşınmaz tasfiye edilir (genellikle satılır) ve yabancı mirasçının payına düşen bedel kendisine nakden ödenir; yani mirasçılık sıfatı ve ekonomik hakkı korunur, sadece doğrudan taşınmaz mülkiyeti kazanımı engellenir.
Kaynakça
- 2644 sayılı Tapu Kanunu, m. 35.
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, m. 20.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/1744, K. 2023/4294, T. 02.10.2023 (Yargı PRO içtihat veritabanı üzerinden teyit edilmiştir).
Sıkça Sorulan Sorular
Yabancı eşim, Türkiye’de bulunan mirasımdan pay alabilir mi?
Evet; yabancı uyruklu olması mirasçılık sıfatını hiçbir şekilde etkilemez. Sadece Türkiye’deki taşınmazlar üzerinde doğrudan mülkiyet kazanabilmesi, mütekabiliyet şartına bağlıdır; taşınır mallar ve nakit değerler için hiçbir engel yoktur.
Mütekabiliyet hangi makam tarafından araştırılır?
Uygulamada mahkeme, Adalet Bakanlığı aracılığıyla Dışişleri Bakanlığı’ndan ilgili ülke ile Türkiye arasında hukuki veya fiilî karşılıklılık bulunup bulunmadığını sorarak tespit yapar.
Karşılıklılık yoksa taşınmaz hiç mi mirasçıya geçmez?
Doğrudan mülkiyet geçmez; taşınmaz tasfiye edilerek payına düşen bedel yabancı mirasçıya ödenir, böylece ekonomik değeri korunmuş olur.
Bu kurallar Türk vatandaşlığından çıkmış eski vatandaşlar için de geçerli midir?
Evet, mirasın açıldığı tarihte kişinin yabancı uyrukta olması esas alınır; geçmişte Türk vatandaşı olmuş olması bu değerlendirmeyi değiştirmez.

Bir yanıt yazın