İş Kazası Nedir? İşveren Sorumluluğu ve Tazminat Hakları

İş kazası, bir çalışanın hayatını değiştirebilecek, bazen de sona erdirebilecek ağırlıkta sonuçlar doğurabilen bir olaydır. İşçinin veya vefatı hâlinde hak sahiplerinin, işverenden hangi tazminatları hangi hukuki dayanakla talep edebileceğini bilmesi, sürecin doğru yönetilmesi açısından kritik önem taşır.

İş Kazası Nedir? Yasal Tanım

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesi, iş kazasını; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, işverenin sağladığı bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında ve benzeri hâllerde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay olarak tanımlar. Bu geniş tanım, sadece üretim sırasında değil, işverenin sağladığı servis aracıyla işe gidiş-geliş gibi durumlarda meydana gelen kazaları da kapsar.

İşverenin Hukuki Sorumluluğunun Dayanağı: Tehlike Sorumluluğu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.2013 tarihli, 2013/102 Esas ve 2013/1456 Karar sayılı kararı, işverenin iş kazasından doğan hukuki sorumluluğunun tarihsel gelişimini ve güncel niteliğini kapsamlı biçimde açıklamaktadır. Karara göre, Yargıtay uygulaması zaman içinde kusur sorumluluğundan akdi sorumluluğa, oradan da işçinin daha lehine olan tehlike sorumluluğu (kusursuz sorumluluğun en ağır hâli) görüşüne evrilmiştir. Tehlike sorumluluğunda işveren, her türlü özen borcunu yerine getirmiş olsa dahi, işin doğasından kaynaklanan tehlikeden doğan zarardan sorumludur; sorumluluktan kurtulabilmesi neredeyse mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/102, K. 2013/1456, T. 09.10.2013) Karar, işveren ve işçi arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan işçiyi gözetme borcunun, işvereni yalnızca mevzuattaki asgari önlemlerle değil, bilimsel ve teknolojik gelişmenin ulaştığı aşamaya uygun her türlü önlemi almakla yükümlü kıldığını (“objektif özen yükümlülüğü”) özellikle vurgulamaktadır.

Güncel Yasal Çerçeve: 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

HGK kararı, dava tarihinde yürürlükte olan 4857 sayılı İş Kanunu m. 77’yi esas almakla birlikte, bu maddenin 01.01.2013 itibarıyla yürürlükten kalkıp yerini 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu‘na bıraktığını da ayrıca belirtmektedir. 6331 sayılı Kanun’un 4. maddesi işverenin genel yükümlülüğünü (mesleki risklerin önlenmesi, gerekli araç-gerecin sağlanması, önlemlerin değişen şartlara uyarlanması), 5. maddesi ise risklerden korunma ilkelerini (risklerden kaçınmak, kaynağında mücadele etmek, tehlikeliyi daha az tehlikeliyle değiştirmek gibi) ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Günümüzde açılan iş kazası tazminat davalarının hukuki dayanağı, olayın tarihine göre bu iki düzenlemeden biridir.

İlliyet Bağı Ne Zaman Kesilir? Tehlike Sorumluluğunun Sınırı

Tehlike sorumluluğu “mutlak” bir sorumluluk olsa da “sonuç sorumluluğu” değildir; zarar, işletmeye özgü bir tehlikeden değil de araya giren başka bir nedenden doğmuşsa işveren sorumlu tutulamaz. HGK kararına göre illiyet bağını kesen üç klasik neden vardır: mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru. Karara konu olayda, işçinin yurt dışı şantiyeye giderken bindirildiği uçağın düşmesi sonucu ölmesi olayında, kazanın pilotaj hatasından kaynaklandığının anlaşılması hâlinde, üçüncü kişi (pilot) kusurunun işverenle olan illiyet bağını kesip kesmediğinin ayrıntılı bir bilirkişi incelemesiyle araştırılması gerektiğine hükmedilmiştir.

Tazminat Kalemleri ve SGK’nın Rolü

İş kazası geçiren işçi veya vefatı hâlinde hak sahipleri, SGK tarafından karşılanan gelir/ödenekler dışında kalan (SGK’nın karşılamadığı) zarar kalemleri için işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilir. SGK, iş kazası nedeniyle sigortalıya veya hak sahiplerine yaptığı ödemeler için de, işverenin kusuru oranında işverene rücu eder.

Kaynakça

  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m. 13.
  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, m. 4, 5.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/102, K. 2013/1456, T. 09.10.2013 (Yargı PRO içtihat veritabanı üzerinden teyit edilmiştir).

Sıkça Sorulan Sorular

İş kazası hangi hallerde meydana gelmiş sayılır?

İşyerinde çalışırken, işverenin sağladığı taşıtla işe gidiş-gelişte, iş için başka bir yere gönderilme sırasında ve kanunda sayılan benzer hâllerde meydana gelen ve sigortalıyı bedenen veya ruhen zarara uğratan olaylar iş kazası sayılır.

İşveren hiçbir kusuru olmadığını ispatlarsa tazminat ödemekten kurtulur mu?

Tehlike sorumluluğu ilkesi gereği kural olarak hayır; işveren ancak illiyet bağını kesen bir neden (mücbir sebep, işçinin veya üçüncü kişinin ağır kusuru) bulunduğunu ispatlarsa sorumluluktan kurtulabilir.

SGK’dan aldığım ödemeler işverenden tazminat talep etmeme engel midir?

Hayır; SGK ödemeleri belirli kalemleri (gelir, ödenek gibi) karşılar, bunun dışında kalan (SGK tarafından karşılanmayan) maddi ve manevi zararlar için ayrıca işverene dava açılabilir.

İş kazası tazminat davası hangi mahkemede açılır?

İş kazasından kaynaklanan tazminat davaları iş mahkemelerinde görülür; işçinin veya hak sahiplerinin ikametgahındaki ya da işyerinin bulunduğu yerdeki iş mahkemesine başvurulabilir.

İlgili Yazılar

Yazar Hakkında

Bu yazı, Kırklareli Barosu’na kayıtlı Avukat Onur Akçınar tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay içtihadı esas alınarak hazırlanmıştır. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

İletişim

Sorularınız için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir