Mal Rejimi Sözleşmesi (Evlilik Sözleşmesi) Nedir? Nasıl Yapılır?

Evlenecek veya evli olan çiftlerin çoğu, aksini belirtmedikleri sürece kanunun öngördüğü yasal mal rejimine (edinilmiş mallara katılma rejimine) tabidir. Ancak taraflar, isterlerse kanunun tanıdığı sınırlar içinde farklı bir mal rejimini seçerek aralarında bir mal rejimi sözleşmesi (halk arasında “evlilik sözleşmesi”) yapabilirler. Bu sözleşmenin geçerliliği, çoğu çiftin sandığından daha sıkı kurallara tabidir.

Mal Rejimi Sözleşmesi Nedir? Ne Zaman Yapılabilir?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 203. maddesinin 1. fıkrası açıktır: “Mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilir.” Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 03.10.2024 tarihli, 2023/7024 Esas ve 2024/6794 Karar sayılı güncel kararında da teyit edildiği üzere, taraflar istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler. (Yargıtay 2. HD., E. 2023/7024, K. 2024/6794, T. 03.10.2024) Kanunun tanıdığı seçimlik rejimler; mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığıdır; taraflar bu üç rejimden birini veya bazı hükümlerini kanunun izin verdiği ölçüde özelleştirerek seçebilirler.

Şekil Şartı: Noterde veya Mahkemede Düzenleme

TMK m. 205 uyarınca mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama biçiminde ya da evlenme başvurusu sırasında evlendirme memuruna yazılı beyanla yapılabilir. Bu şekil şartına uyulmadan yapılan bir mal rejimi “sözleşmesi” (örneğin adi yazılı bir belge) hukuken geçersizdir.

En Kritik Sınır: Sözleşme Kural Olarak Geçmişe Etkili Olamaz

Uygulamada en sık karşılaşılan ve en çok hak kaybına yol açan yanılgı, evlilik süresince (özellikle sonradan) yapılan bir mal rejimi sözleşmesinin, evlenme tarihinden itibaren geçerli olacağının düşünülmesidir. Yargıtay 2. HD kararı bu konuda kesin bir çizgi çizmektedir: 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 10. maddesinde öngörülen dar istisnalar dışında, sonradan yapılan bir mal rejimi sözleşmesi geçmişe etkili olamaz; sözleşme, ancak yapıldığı tarihten itibaren ileriye dönük olarak sonuç doğurur. Kararda incelenen olayda, 1967 yılında evlenen bir çift 2015 yılında “Mal Rejimi Değişikliği Sözleşmesi” yapmış, ancak bu sözleşmenin evlilik tarihinden itibaren geçerli olacağına ilişkin hükümlerinin geçersiz olduğuna, yalnızca sözleşme tarihinden (2015) itibaren mal ayrılığı rejiminin uygulanabileceğine karar verilmiştir.

Bu içtihattan çıkan pratik ders şudur: uzun yıllar süren bir evlilikte sonradan yapılacak bir mal rejimi sözleşmesi, geçmişte edinilen malların hukuki rejimini değiştiremez; sözleşme, ancak sözleşme tarihinden sonra edinilecek mallar için hüküm ifade eder. Bu nedenle mal rejimi tercihinin, mümkünse evlilik başında (veya evlenmeden önce) yapılması, tarafların uzun vadeli beklentileriyle örtüşen sonuçlar doğurması açısından önemlidir.

Üçüncü Kişilerin (Alacaklıların) Hakları Korunur

TMK m. 213 uyarınca, mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya tasfiyesi, eşlerden birinin veya ortaklığın alacaklılarının, üzerinden haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz. Bu, mal rejimi sözleşmesinin, eşlerden birinin alacaklılarını mağdur etmek amacıyla kötüye kullanılmasını önleyen önemli bir güvence hükmüdür.

Kaynakça

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 202-213.
  • 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun, m. 10.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7024, K. 2024/6794, T. 03.10.2024 (Yargı PRO içtihat veritabanı üzerinden teyit edilmiştir).

Sıkça Sorulan Sorular

Mal rejimi sözleşmesini avukatsız, kendi aramızda yazılı olarak yapabilir miyiz?

Hayır; kanun, geçerlilik şartı olarak noterde düzenleme/onaylama veya evlendirme memuruna yazılı beyan şeklini aramaktadır, adi yazılı bir sözleşme geçerli sayılmaz.

Mal ayrılığı sözleşmesi yaptıktan sonra tekrar yasal rejime dönebilir miyiz?

Evet; taraflar yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle, yine ileriye etkili olmak üzere, yasal mal rejimine veya başka bir rejime geçebilirler.

Boşanma davası sürerken mal rejimi sözleşmesi yapabilir miyiz?

Teorik olarak mümkün olsa da, dava sürecinde yapılan bu tür sözleşmelerin geçerliliği (irade sakatlığı, baskı iddiaları gibi nedenlerle) daha sıkı incelemeye tabi tutulabilir.

Mal rejimi sözleşmesi iptal edilebilir mi?

Evet; hata, hile, korkutma (TBK m. 30 vd.) veya kanunda öngörülen sınırların aşılması gibi nedenlerle sözleşmenin iptali/geçersizliğinin tespiti davası açılabilir.

İlgili Yazılar

Yazar Hakkında

Bu yazı, Kırklareli Barosu’na kayıtlı Avukat Onur Akçınar tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay içtihadı esas alınarak hazırlanmıştır. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

İletişim

Sorularınız için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir