İflas Yoluyla Takip Nedir? Nasıl Yapılır?

Borçlusu bir tacir olan alacaklılar için, haciz yoluna alternatif ve genellikle daha caydırıcı bir tahsil yolu vardır: iflas yoluyla takip. Bu yol, sadece borcun tahsiline değil, ödeme yapmayan tacirin iflasına da yol açabilecek ağırlıkta bir takip türüdür.

İflas Yoluyla Takip Kimlere Karşı Yapılabilir?

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 31.12.2020 tarihli, 2020/67 Esas ve 2020/733 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 43 uyarınca iflas yoluyla takip; ancak Türk Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile, özel kanunlarına göre tacir olmadıkları hâlde iflasa tabi tutulan gerçek veya tüzel kişiler hakkında yapılabilir. Adi şahıs (tacir olmayan) borçlulara karşı bu yol işletilemez. (İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/67, K. 2020/733, T. 31.12.2020)

Ödeme Emrine 7 Gün İçinde İtiraz Edilmezse Ne Olur?

İİK m. 155 uyarınca, iflas yoluyla adi takipte, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren borç ve takip giderlerinin 7 gün içinde ödenmesi; bu süre içinde borcun bulunmadığına veya iflasa tabi olunmadığına dair itiraz varsa icra dairesine bildirilmesi gerekir. Yukarıdaki kararda, borçlu bu süre içinde herhangi bir itirazda bulunmadığından, takibin İİK m. 156 uyarınca şeklen kesinleştiği kabul edilmiştir. Kesinleşme sonrası, alacaklı 1 yıllık hak düşürücü süre içinde ticaret mahkemesinden iflas kararı isteyebilir.

İlan Süreci ve Diğer Alacaklıların Müdahale Hakkı

Takip kesinleştikten sonra İİK m. 166/2 uyarınca, iflas talebinin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile tirajı 50.000’i geçen ulusal bir gazetede ilan edilmesi gerekir. İlandan itibaren 15 gün içinde, diğer alacaklılar davaya müdahale edip iflası gerektiren bir hâl bulunmadığını ileri sürerek talebin reddini isteyebilir. Kararda, yapılan ilanlara rağmen herhangi bir müdahale veya itiraz dilekçesi sunulmaması, mahkemenin iflas kararı vermesinde belirleyici olmuştur.

Depo Emri: Borçlunun Son Şansı

İİK m. 158 uyarınca mahkeme, iflas kararı vermeden önce borçluya, faiz ve giderlerle birlikte borcu 7 gün içinde ödemesi veya mahkeme veznesine depo etmesi yönünde bir “depo emri” gönderir. Borçlu bu süre içinde ödeme yapar veya depo ederse dava reddedilir; yapmazsa mahkeme, depo kararından sonraki ilk oturumda iflas kararı verir. İncelenen kararda, davalı şirket usulüne uygun tebliğ edilen depo emrine rağmen ödeme yapmadığından, iflasına karar verilmiştir.

Kaynakça

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 43, 155, 156, 158, 166.
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/67, K. 2020/733, T. 31.12.2020 (Yargı PRO içtihat veritabanı üzerinden teyit edilmiştir).

Sıkça Sorulan Sorular

İflas yoluyla takip hangi mahkemede sonuçlanır?

İcra dairesindeki takip kesinleştikten sonra, iflas kararı ancak asliye ticaret mahkemesi tarafından verilebilir.

Ödeme emrine süresinde itiraz edilirse ne olur?

Süresinde (7 gün içinde) yapılan itiraz üzerine takip durur; alacaklının itirazın kaldırılması veya iptali için ayrıca dava/başvuru yoluna gitmesi gerekir.

İflas kararı verilince borç tamamen silinir mi?

Hayır; iflas kararı, borçlunun tüm malvarlığının tasfiyesi sürecini başlatır, alacaklılar iflas masasından pay alarak alacaklarını tahsile çalışır.

Tacir olmayan bir borçluya iflas yoluyla takip yapılabilir mi?

Hayır; İİK m. 43 uyarınca iflas yoluyla takip sadece tacir sayılan veya iflasa tabi kılınan kişiler hakkında yapılabilir, diğer borçlulara karşı haciz yoluna başvurulmalıdır.

İlgili Yazılar

Yazar Hakkında

Bu yazı, Kırklareli Barosu’na kayıtlı Avukat Onur Akçınar tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay içtihadı esas alınarak hazırlanmıştır. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

İletişim

Sorularınız için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir