Göçmen Kaçakçılığında Onur Kırıcı Muameleye Maruz Bırakma nedir

Göçmen Kaçakçılığında Onur Kırıcı Muameleye Maruz Bırakma Nedir?

Göçmen Kaçakçılığında Onur Kırıcı Muameleye Maruz Bırakma Nedir?

Göçmen kaçakçılığında onur kırıcı muameleye maruz bırakma, Türk Ceza Kanunu’nun 79. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, göçmen kaçakçılığı suçu, mağdurların onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılması ya da suçun işlenmesi sırasında mağdurların hayatı bakımından bir tehlike oluşturması durumunda verilecek ceza yarısından üçte iki oranında arttırılır. (TCK m. 79/2-b).

TCK Madde 79

(1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;

a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,

b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan, Kişi, beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

(2) Suçun, mağdurların;

a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,

b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi, hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır.

(3) (Değişik:6/12/2019-7196/56 md.) Bu suçun; birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır

(4) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Ayrıca, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 4. maddesi, geri gönderme yasağını düzenleyerek, işkenceye, insanlık dışı veya onur kırıcı muameleye tabi tutulacak bir yere gönderilemeyeceğini belirtmektedir (YUK m. 4). Bu bağlamda, göçmenlerin onur kırıcı muameleye maruz kalması, hem ceza hukuku açısından hem de insan hakları açısından ciddi bir ihlal olarak değerlendirilmektedir.

Yargı Kararları Işığında Onur Kırıcı Muamele Nedir?

Söz konusu olaylara ilişkin somut olay üzerinde her olayın oluş şekli göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmalıdır. Bu duruma ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesi aşağıda alıntılanan kararında yolcuların tır dorsesinde taşınmasının başlı başına onur kırıcı muamele olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir (4. CD., E. 2023/13063 K. 2023/22435 T. 11.10.2023).

“…onur kırıcı bir davranışın varlığına dair olay tutanağında veya göçmenlerin beyanlarında herhangi bir iddia veya tespitin bulunmadığı, tır dorsesinde yolcu taşınmasının başlı başına onur kırıcı muameleye maruz bırakmak nitelikli halinin unsurunu oluşturmadığı belirlenmek Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir….”


Yargıtay 18. Ceza dairesine ait farklı bir kararda ise olayın oluş şekli değerlendirilerek kişilerin havasız kaldığı, yumruklamalarına rağmen kapının açılmadığı ve çok fazla kişinin sığdırılması göz önüne alınarak onur kırıcı muamelenin olduğuna ilişkin karar verilmiştir.

Kararın gerekçesinde de belirtildiği üzere, sanık tarafından, koltuğu bulunmayan kapalı kasa kamyonete 63 kişinin sığdırılmış olması, göçmenlerin 3-4 saat havasız kalan araçta dolaştırılmış olmaları ve göçmen mağdurların aracın kasasını yumruklamalarına rağmen sanığın kapıyı açmaması ve böylece sanığın üzerine atılı suçun onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlendiğinin” şeklinde karar verilmiştir.


Avukat Onur AKÇINAR – Kırklareli

Telefon: 0543 392 10 59

“Açık Görüş & Kapalı Görüş Nedir? Farkları Nelerdir?” yazımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.