İdari işlemin iptali davasında yürütmenin durdurulması talebi - Akçınar Hukuk Bürosu

İdari İşlemin İptali Davasında Yürütmenin Durdurulması Talebi Nasıl Yapılır?

Bir idari işlemin (örneğin bir para cezasının, ihalenin iptalinin, bir ruhsat ret kararının) iptali için idare mahkemesinde dava açmak tek başına yeterli olmayabilir; işlem, dava sonuçlanana kadar (genellikle uzun sürebilen bir süreçte) uygulanmaya devam eder. Bu süreçte telafisi güç zararların önüne geçebilmek için başvurulan yol, yürütmenin durdurulması (YD) talebidir.

Yürütmenin Durdurulması Nedir? Yasal Dayanak

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesi, idari işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda mahkemenin yürütmenin durdurulmasına karar verebileceğini düzenler. Yürütmenin durdurulması, henüz bir iptal kararı verilmeden önce, dava konusu işlemin ve sonuçlarının geçici olarak askıya alınmasını sağlayan bir geçici koruma tedbiri niteliğindedir.

İki Şart Birlikte Aranır: Sadece Zarar Yetmez

Danıştay 13. Dairesi’nin 02.10.2019 tarihli, 2019/2547 Esas sayılı kararı da dahil olmak üzere Danıştay’ın istikrarlı içtihadı, m. 27’deki iki şartın kümülatif (birlikte) olarak aranacağını vurgulamaktadır: yalnızca işlemin uygulanmasının bir zarara yol açacak olması yeterli değildir; aynı zamanda işlemin açıkça hukuka aykırı olduğunun (yani ilk bakışta güçlü bir hukuka aykırılık görüntüsünün) de ortaya konması gerekir. (Danıştay 13. Daire, E. 2019/2547, T. 02.10.2019) Bu iki şarttan yalnızca birinin varlığı, yürütmenin durdurulması kararı verilmesi için yeterli değildir; davacının hem zararın niteliğini hem de işlemin hukuka aykırılığını dilekçesinde somut ve ikna edici biçimde ortaya koyması gerekir.

Talep Ne Zaman ve Nasıl Yapılır?

Yürütmenin durdurulması talebi, iptal davası dilekçesiyle birlikte veya dava açıldıktan sonra ayrı bir dilekçeyle her aşamada istenebilir. Mahkeme bu talebi, dosya üzerinden inceleyerek karara bağlar; taraflardan birinin (genellikle davalı idarenin) itirazı üzerine ilgili bölge idare mahkemesi kararı yeniden inceleyebilir. Danıştay’ın 21.01.2021 tarihli bir kararında da vurgulandığı üzere, idare mahkemesince verilen yürütmenin durdurulması kararlarına karşı bölge idare mahkemesine bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir ve bu itiraz üzerine verilen karar kesindir.

YD Talebi Kabul Edilirse Ne Olur?

Yürütmenin durdurulması kararı verildiğinde, dava konusu idari işlem ve onun hukuki sonuçları, esas hakkında karar verilinceye kadar geçici olarak uygulanamaz hâle gelir; idare, bu kararı derhâl uygulamak (örneğin kesilen bir cezayı geçici olarak tahsil etmemek, iptal edilen bir ihaleyi askıya almak) zorundadır. Kararın gereğinin yerine getirilmemesi, idarenin tam yargı davası ile tazminat sorumluluğuna yol açabilir.

Kaynakça

  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 27, 52.
  • Danıştay 13. Daire, E. 2019/2547, T. 02.10.2019 (Yargı PRO içtihat veritabanı üzerinden teyit edilmiştir).

Sıkça Sorulan Sorular

Yürütmenin durdurulması talebi otomatik olarak mı incelenir?

Hayır; davacının dilekçesinde açıkça yürütmenin durdurulmasını talep etmesi ve şartların (zarar + açık hukuka aykırılık) somut biçimde ortaya konması gerekir.

YD talebimin reddedilmesi, davayı da kaybettiğim anlamına mı gelir?

Hayır; YD talebinin reddi yalnızca geçici bir değerlendirmedir, davanın esası (iptal talebi) ayrıca ve bağımsız olarak incelenip karara bağlanır.

YD kararına itiraz süresi ne kadardır?

İdari yargılama usulünde öngörülen süreler içinde (genellikle kararın tebliğinden itibaren belirli bir süre) ilgili bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir; kesin süreler güncel mevzuat ve kararın niteliğine göre değerlendirilmelidir.

İdare, YD kararına rağmen işlemi uygulamaya devam ederse ne yapılabilir?

Bu durumda idarenin kararın gereğini yerine getirmemesi ayrı bir hukuka aykırılık teşkil eder ve buna karşı hem idari başvuru hem de tazminat talepli dava yolları değerlendirilebilir.

İlgili Yazılar

Yazar Hakkında

Bu yazı, Kırklareli Barosu’na kayıtlı Avukat Onur Akçınar tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay/Danıştay içtihadı esas alınarak hazırlanmıştır. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

İletişim

Sorularınız için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir