Miras hukuku, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 495-682. maddeleri arasında düzenlenmiştir. miras bırakanın hukuki varlığını sonlandıran ölümü, gaipliği veya ölüm karinesinden sonra mallarının ne şekilde paylaştırılacağını düzenleyen hukuk dalıdır.
Mirasçılar miras bırakanın bir kısım hakları ve alacaklarına sahip olacak kişilerdir. Mirasçı yasal mirasçı olabileceği gibi atanmış mirasçı da olabilmektedir. Yasal mirasçı, kanunda sayılan mirasçılardır: altsoy-üstsoy, eş, kardeş. Atanmış mirasçı ise miras bırakanın kendi iradesi miras bıraktığı kişiye denir. Miras bırakan bunu vasiyetname ve benzeri şekillerde yapabilir. Ancak burada mirasçıların mirastan çıkma hakkı olduğu da unutulmamalıdır.
Mirasçılar kimdir?
Miras hukukunda mirasçılık konusunda kan hısımlığı üzerinden belirlenmiş olup burada da zümre sistemi tercih edilmiştir. Zümre sistemi kendi içinde üçe ayrılmıştır. Birinci zümre mirasçılık alt soyu oluşturan çocuklardır. İkinci zümre ise miras bırakanın anne, babası ve onların çocuklarından oluşur. Üçüncü zümre ise miras bırakanın büyükanne, büyükbabaları ve onların alt soylarını kapsar. Zümre sisteminde önceki zümreden birinin yaşaması ya da miras hakkına sahip olması halinde sonraki zümrelerdeki kişilere miras geçmez. Burada zümre sisteminin içerisinde eşin mirasçılığı da değerlendirilmelidir. Sağ kalan eş hangi zümreyle birlikte mirasçı olacağına göre miras oranı değişmektedir.
Birinci zümre ile mirasçı ise miras payı 1/4’tür.
İkinci zümre ile mirasçı ise miras payı 1/2’dir.
Üçüncü zümre ile mirasçı ise kural olarak miras payı 3/4’tür. Ancak burada dikkat edilmesi gereken istisna üçüncü zümrede mirasçının büyükanne ve büyükbabası yaşamaması halinde yalnızca onların çocuklarını kapsamakta olduğudur. Eğer onlar da ölmüş ise sağ kalan eş mirasın tamamını alır.
Söz konusu miras paylaşımı miras bırakanın bir irade açıklamaması halinde geçerlidir. Yukarıda bahsettiğimiz üzere miras bırakan iradesini ölüme bağlı tasarruflar ile de açıklayabilir bunlar vasiyetname ve miras sözleşmesidir. Bu durumda yukarıda bahsedilen zümre sistemi mirasçılardan bazılarını bir yere kadar (saklı pay) korumakta olup, bu koruma dışında kalan mirası mirasçı istediği gibi tasarruf edebilmektedir. Bu durum beraberinde pek çok ihtilafa da neden olabileceği gibi muris (miras bırakanın) işlemlerini yaptığı sırada bu işlemlerin geçerliliği konusunda da tartışmalara neden olabilecektir.
Miras hukukunda ortaya çıkabilecek pek çok ihtilaftan en sık görülen davalar arasında tenkis ve muris muvazaa davaları bulunmaktadır.
Miras Hukuku çok geniş bir alan olup bu konuda detaylı bilgi için bir avukattan destek alabilirsiniz. Miras hukuku başlığındaki değer yazılarımızdan bazıları:
Miras hukukuna ilişkin diğer yazılarımızı okumak için buraya tıklayabilirsiniz
Avukat Onur AKÇINAR – Kırklareli
Avukat İrem KURBAN AKÇINAR – Kırklareli
Telefon: 0543 392 10 59

Bir yanıt yazın