Mal rejiminin tasfiyesi (katılma alacağı) davalarında en çok tartışılan konulardan biri, eşlerden birinin çalıştığı işten ayrılırken aldığı kıdem tazminatının, tasfiyeye konu edilip edilemeyeceğidir. Cevap, tazminatın hangi döneme ait çalışmadan doğduğuna göre değişir.
Kıdem Tazminatı Kişisel Mal mı, Edinilmiş Mal mı?
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 06.10.2015 tarihli, 2015/6970 Esas ve 2015/17510 Karar sayılı kararı, kıdem tazminatının mal rejimi tasfiyesindeki konumunu netleştirmektedir. Karara göre, 743 sayılı (mülga) Türk Kanunu Medenisi’nin uygulandığı mal ayrılığı rejimi döneminde (01.01.2002’den önce) hak edilen kıdem tazminatı kişisel mal sayılır; 4721 sayılı TMK’nın yürürlüğe girdiği 01.01.2002’den sonraki çalışma karşılığında hak edilen kıdem tazminatı ise edinilmiş mal grubuna girer ve katılma alacağı hesabına dahil edilir. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/6970, K. 2015/17510, T. 06.10.2015)
Çalışma Süresi İki Döneme Yayılıyorsa: Oranlama Yapılır
Aynı kararda, eşin çalışma süresinin hem mal ayrılığı hem de edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemlere yayılması hâlinde, her bir döneme isabet eden çalışma süresi ve gelir durumu esas alınarak oranlama yapılması gerektiği; bu oranlama sonucunda kıdem tazminatının kişisel ve edinilmiş mal niteliğindeki miktarlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle, uzun yıllar çalışmış bir eşin kıdem tazminatının tamamı değil, sadece 2002 sonrası döneme isabet eden kısmı katılma alacağı hesabına girer.
Tasfiyeye Konu Olması İçin Aranan Şart: Para veya Malın Mevcudiyeti
Yargıtay kararı, kıdem tazminatının tasfiyeye konu edilebilmesi için, mal rejiminin sona erdiği (boşanma davasının açıldığı) tarihte bu paranın hâlâ mevcut olması ya da bu para kullanılarak başka bir malvarlığı edinilmiş olması gerektiğini (TMK m. 235/1) vurgulamaktadır. Kıdem tazminatı harcanıp tükenmişse ve karşılığında herhangi bir malvarlığı edinilmemişse, tasfiyeye konu edilecek bir değer kalmayabilir.
Banka Hesabındaki Paranın Kaynağı Nasıl Tespit Edilir?
Uygulamada, davalı eşin banka hesabındaki paranın kıdem tazminatından mı yoksa emekli maaşından mı geldiği sıkça tartışma konusu olur. Yargıtay, bu tür durumlarda öncelikle eşin çalıştığı işyerlerine, çalışma sürelerine ve ödenen kıdem tazminatı miktarına ilişkin belgelerin getirtilmesini, ardından banka kayıtlarıyla karşılaştırılarak paranın kaynağının netleştirilmesini, gerekirse mali müşavir bilirkişiden yardım alınmasını istemektedir.
Kaynakça
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 202, 219, 225, 235.
- 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14 (4857 sayılı Kanun m. 120 yollamasıyla).
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/6970, K. 2015/17510, T. 06.10.2015 (Yargı PRO içtihat veritabanı üzerinden teyit edilmiştir).
Sıkça Sorulan Sorular
2002 öncesi çalışmadan doğan kıdem tazminatı katılma alacağına girer mi?
Hayır; mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu bu döneme ait kıdem tazminatı kişisel mal sayılır ve katılma alacağı hesabına dahil edilmez.
Kıdem tazminatı harcanmışsa yine de talep edilebilir mi?
Boşanma tarihinde elde mevcut olmayan ve karşılığında bir malvarlığı edinilmemiş kıdem tazminatı, kural olarak tasfiyeye konu edilemez.
Emekli ikramiyesi de aynı kurala mı tabidir?
Evet; emekli ikramiyesi de benzer şekilde, hangi döneme ait çalışmadan doğduğuna göre kişisel mal veya edinilmiş mal olarak nitelendirilir.
Kıdem tazminatının hangi kısmının edinilmiş mal olduğu nasıl hesaplanır?
Toplam hizmet süresi içinde 2002 sonrasına isabet eden çalışma süresi oranında bir hesaplama (oranlama) yapılarak belirlenir, genellikle bilirkişi incelemesi gerekir.
İlgili Yazılar
Yazar Hakkında
Bu yazı, Kırklareli Barosu’na kayıtlı Avukat Onur Akçınar tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay içtihadı esas alınarak hazırlanmıştır. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
İletişim
Sorularınız için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bir yanıt yazın