Bir soruşturma veya kovuşturma sürecinde şüpheli ya da sanığın tutuklanması yerine, özgürlüğünü büyük ölçüde kısıtlamayan ama yargılamanın sağlıklı yürütülmesini güvence altına alan alternatif bir koruma tedbiri vardır: adli kontrol. Bu tedbirin türlerini ve ihlalinin sonuçlarını bilmek, hem şüpheli/sanık hem de mağdur açısından büyük önem taşır.
Adli Kontrol Nedir? Tutuklamayla İlişkisi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bir suç nedeniyle yürütülen soruşturmada, kanunun 100. maddesinde belirtilen tutuklama sebeplerinin (kuvvetli suç şüphesi ve bir tutuklama nedeni) varlığı hâlinde, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Bu düzenleme, adli kontrolün tutuklamaya göre daha ölçülü (orantılı) bir koruma tedbiri olarak tasarlandığını gösterir; adli kontrol, ancak tutuklama şartları zaten mevcutken, tutuklamanın alternatifi olarak devreye girer.
Adli Kontrol Kararını Kim Verir? Süresi Ne Kadardır?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 24.11.2023 tarihli, 2023/5005 Esas ve 2023/7173 Karar sayılı kararında da aktarıldığı üzere, CMK m. 110 uyarınca, şüpheli hakkında soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararı ile, her aşamada adli kontrol kararı verilebilir; kovuşturma evresinde ise bu yetki görevli mahkemeye aittir. (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/5005, K. 2023/7173, T. 24.11.2023) CMK m. 110/A uyarınca, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol süresi en çok 2 yıl (zorunlu hâllerde 1 yıl daha uzatılabilir), ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde ise en çok 3 yıldır.
Uygulamada En Sık Görülen Adli Kontrol Tedbirleri
CMK m. 109/3 kapsamında mahkemelerce en sık uygulanan adli kontrol tedbirleri arasında; yurt dışına çıkamamak (m. 109/3-a), belirlenen yer veya bölgeye gitmemek ya da belirli bir yerde bulunmak, hâkim tarafından belirlenen mercie düzenli olarak imza atmaya gitmek (m. 109/3-b), belirli faaliyetleri yapmamak, uzman kişi veya kurumun gözetim ve denetimine tabi olmak, kefalet vermek ve elektronik izleme cihazı takmak gibi tedbirler yer alır. Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre bu tedbirlerden bir veya birkaçını birlikte uygulayabilir.
Adli Kontrol Tedbirinin İhlali Hâlinde Ne Olur?
CMK m. 112 uyarınca, adli kontrol hükümlerini kabul etmeyen şüpheli veya sanık hakkında hemen, kabul edip de sonradan yükümlülüklerine uymayan şüpheli veya sanık hakkında ise, ihlalin niteliğine göre resen, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya doğrudan hâkim/mahkeme kararıyla tutuklama kararı verilebilir. Yani adli kontrol, tutuklamaya alternatif bir yol olsa da, bu yolun kurallarına uyulmaması hâlinde asıl (daha ağır) tedbir olan tutuklama her zaman gündeme gelebilir. Bu nedenle adli kontrol altındaki bir kişinin, kendisine yüklenen yükümlülükleri (imza günleri, yurt dışı yasağı gibi) eksiksiz yerine getirmesi büyük önem taşır.
Adli Kontrol Kararına İtiraz Edilebilir mi?
Adli kontrol kararına karşı, kanunda öngörülen genel itiraz usulüne göre (CMK m. 268 vd.) itiraz edilebilir. Ayrıca şüpheli/sanık, koşulların değiştiğini ileri sürerek adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını veya hafifletilmesini de her zaman talep edebilir; mahkeme bu talebi, CMK m. 110/2 uyarınca yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırma, değiştirme ya da geçici olarak muaf tutma yetkisi çerçevesinde değerlendirir.
Kaynakça
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 100, 109, 110, 110/A, 112.
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/5005, K. 2023/7173, T. 24.11.2023 (Yargı PRO içtihat veritabanı üzerinden teyit edilmiştir).
Sıkça Sorulan Sorular
Adli kontrol tedbiri uygulanan biri yurt dışına çıkabilir mi?
Yurt dışına çıkma yasağı adli kontrol tedbiri olarak uygulanmışsa çıkamaz; bu yasağın kaldırılması için mahkemeden ayrıca talepte bulunulması gerekir.
İmza yükümlülüğümü bir kez unutursam hemen tutuklanır mıyım?
Otomatik değildir; ihlalin niteliği, sıklığı ve somut olayın koşulları değerlendirilerek hâkim/mahkeme tutuklama kararı verip vermeyeceğine karar verir.
Adli kontrol süresi dolarsa tedbir kendiliğinden biter mi?
CMK m. 110/A’daki azami süreler dolduğunda tedbirin devamına karar verilemez; ancak süre içinde kanunda öngörülen dört aylık periyodik incelemelerle tedbirin devamına veya kaldırılmasına karar verilir.
Adli kontrol kararı adli sicile işler mi?
Adli kontrol, henüz kesinleşmiş bir mahkumiyet olmadığından, kural olarak adli sicil kaydına bir mahkumiyet olarak işlenmez; bu bir koruma tedbiridir, ceza değildir.
İlgili Yazılar
- Tutukluluk İncelemesi Nedir? Tutukluluğa İtiraz ve Tahliye Süreci
- Uzlaştırma Nedir? Uzlaştırma Kapsamındaki Suçlar Nelerdir?
Yazar Hakkında
Bu yazı, Kırklareli Barosu’na kayıtlı Avukat Onur Akçınar tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay içtihadı esas alınarak hazırlanmıştır. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
İletişim
Sorularınız için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bir yanıt yazın