Tam yargı davası ve idarenin hizmet kusurundan doğan tazminat sorumluluğu - Akçınar Hukuk Bürosu

Tam Yargı Davası Nedir? İdarenin Hizmet Kusurundan Doğan Tazminat Sorumluluğu

Bir kamu hastanesindeki tıbbi ihmal, belediyenin bakımsız bıraktığı bir yoldan kaynaklanan kaza veya bir kamu kurumunun hatalı işlemi nedeniyle uğranılan zararların tazmini, özel hukuktaki tazminat davalarından farklı, kendine özgü kurallara sahip bir dava türüyle –tam yargı davası– talep edilir.

Tam Yargı Davası Nedir? Anayasal ve Yasal Temel

Danıştay 10. Dairesi’nin 14.12.2023 tarihli, 2019/8569 Esas ve 2023/8338 Karar sayılı kararı, bu dava türünün temel çerçevesini şöyle özetlemektedir: Anayasa’nın 125. maddesi, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğunu belirttikten sonra, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu hükme bağlamıştır; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar gören kişiler tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamıyla tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. (Danıştay 10. Daire, E. 2019/8569, K. 2023/8338, T. 14.12.2023)

Hizmet Kusuru Nedir? İdarenin Sorumluluğunun Asli Nedeni

Karar, idarenin sorumluluğunun temel dayanağı olan “hizmet kusuru” kavramını da tanımlar: idarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk, hizmet kusuru olarak tanımlanır ve bu durum hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hâllerinde gerçekleşir. Tam yargı davalarında öncelikle zarara yol açan idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğu denetlenir; olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenerek idarenin hizmet kusuru olup olmadığı araştırılır; hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağı incelenir.

Somut Bir Örnekte Hizmet Kusurunun Değerlendirilmesi

Karara konu olayda, bir hastada elektrik çarpması ve yüksekten düşme sonrası acil servise başvurusunun ardından hayatını kaybetmesi üzerine, hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla üniversite hastanesine karşı tazminat davası açılmıştır. Danıştay, bu davada birden fazla adli tıp raporunun çelişkili olması nedeniyle en son ve en kapsamlı incelemeyi yapan Adli Tıp 3. Üst Kurulu raporuna itibar ederek, hekimlerin uyguladığı takip yönteminin tıbben uygun olduğu ve idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı sonucuna varmıştır. Bu içtihattan çıkan pratik ders şudur: tam yargı davalarında -özellikle sağlık hizmetleri gibi teknik alanlarda- davanın kaderi büyük ölçüde bilirkişi/adli tıp raporlarının kalitesine ve kapsamına bağlıdır; çelişkili raporlar arasında en son ve en ayrıntılı incelemeyi yapan kurulun görüşü esas alınır.

Dava Açmadan Önce İdareye Başvuru Şartı

İdari eylemlerden doğan zararlarda, doğrudan dava açılmadan önce ilgili idareye yazılı başvuruda bulunulması ve bu başvurunun reddi (veya zımnen reddedilmiş sayılması) üzerine dava açılması gerekir; bu, tam yargı davasının önemli bir usul şartıdır. İdari işlemlerden doğan zararlarda ise, işlemin iptali talebiyle birlikte veya iptal kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir tam yargı davası açılması mümkündür.

Kaynakça

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 125.
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 2.
  • Danıştay 10. Daire, E. 2019/8569, K. 2023/8338, T. 14.12.2023 (Yargı PRO içtihat veritabanı üzerinden teyit edilmiştir).

Sıkça Sorulan Sorular

Tam yargı davası kimlere karşı açılır?

Zarara sebep olan eylem veya işlemi gerçekleştiren idareye (hastane, belediye, bakanlık gibi kamu tüzel kişisine) karşı açılır; kamu görevlisinin şahsına karşı doğrudan dava açılamaz.

Tam yargı davası hangi mahkemede görülür?

İdari yargı düzenindeki idare mahkemelerinde (bazı özel durumlarda ilgili bölge idare mahkemesi veya Danıştay’da) görülür; adli yargı mahkemeleri görevli değildir.

Hizmet kusuru bulunmasa da tazminat alınabilir mi?

Evet; bazı özel risk taşıyan faaliyetlerde (örneğin tehlikeli maddelerle ilgili hizmetler) hizmet kusuru aranmaksızın “kusursuz sorumluluk” ilkeleri gereği tazminata hükmedilebilir.

Ceza davasında hekimlerin beraat etmesi, tam yargı davasını etkiler mi?

Ceza yargılamasındaki bulgular idari yargı için bağlayıcı olmasa da güçlü bir delil teşkil edebilir; idari yargı, hizmet kusuru değerlendirmesini kendi bağımsız inceleme ve bilirkişi raporlarına göre yapar.

İlgili Yazılar

Yazar Hakkında

Bu yazı, Kırklareli Barosu’na kayıtlı Avukat Onur Akçınar tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay/Danıştay içtihadı esas alınarak hazırlanmıştır. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

İletişim

Sorularınız için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir