Çek, senet veya bonoya dayalı olarak başlatılan “kambiyo senetlerine özgü haciz yolu” takibine karşı borçlunun elinde iki farklı, birbirinden usul ve sonuç bakımından oldukça farklı silah bulunur: borca itiraz ve şikayet. Bu iki yolun karıştırılması, borçlunun haklı bir savunmasını süresinde ileri sürememesi gibi telafisi güç sonuçlar doğurabilir.
Kambiyo Senedine Özgü Takipte İki Farklı Savunma Yolu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.09.2021 tarihli, 2017/746 Esas ve 2021/1101 Karar sayılı kararı, bu iki yol arasındaki temel ayrımı çok net biçimde ortaya koymaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 168. maddesinin 3. fıkrası ve 170/a maddesinin 1. fıkrası uyarınca, borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesine başvurarak, takibe dayanak senedin kambiyo senedi niteliğinde olmadığını veya alacaklının kambiyo hukuku gereğince takip hakkına sahip olmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep edebilir; bu yol “şikayet” olarak adlandırılır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/746, K. 2021/1101, T. 28.09.2021)
Şikayetin Kendine Özgü Özelliği: Re’sen İnceleme
Kararın vurguladığı en kritik nokta şudur: İİK m. 170/a’nın 2. fıkrası uyarınca, süresinde yapılan herhangi bir şikayet veya itiraz dolayısıyla icra mahkemesine intikal eden bir işte, mahkeme, senedin kambiyo vasfını taşıyıp taşımadığını ve alacaklının kambiyo hukuku gereğince takip hakkının bulunup bulunmadığını kendiliğinden (re’sen) inceler. Somut olayda, bir bonoyu ciro yoluyla devralan alacaklının, senedi düzenleyene protesto çekmemiş olması nedeniyle, borçlu (ciranta) hakkında kambiyo hukuku gereğince takip hakkının bulunmadığı tespit edilmiş ve bu husus borçlu tarafından süresinde ileri sürülmemiş olsa dahi mahkemece kendiliğinden gözetilerek takibin iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Borca İtiraz ve İtirazın İptali Davası: Farklı Bir Mekanizma
Şikayetten farklı olarak, borçlunun “borcu ödediğini, borcun olmadığını, zamanaşımına uğradığını” gibi maddi hukuka ilişkin itirazları ise İİK m. 169/a kapsamında değerlendirilir ve bu itirazların ancak resmî belge, imzası ikrar edilmiş bir belge veya icra dairesindeki dosyaya dayanan kesin delillerle ispatı hâlinde kabul edilebileceği düzenlenmiştir. Kambiyo senedine özgü takipte itiraz, genel haciz yolundaki itirazdan farklı olarak takibi kendiliğinden durdurmaz; borçlunun icra mahkemesinden ayrıca takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmesi gerekir.
İki Yol Arasındaki Pratik Fark Neden Önemlidir?
Şikayet, yalnızca senedin kambiyo vasfı ve alacaklının takip hakkı gibi usule ilişkin ve sınırlı konularla ilgilidir ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınabilir; borca itiraz ise borcun esasına ilişkin geniş kapsamlı bir savunmadır ve kural olarak yalnızca ileri sürüldüğü ölçüde incelenir. Bir borçlunun, senedin gerçekte bir kambiyo senedi olmadığını (örneğin zorunlu unsurlarının eksik olduğunu) veya kendisine protesto çekilmeden ciranta olarak takip edildiğini fark etmesi hâlinde, bu iddiasını mutlaka 5 günlük şikayet süresi içinde ileri sürmesi; borcun esasına ilişkin itirazlarını ise ayrıca ve yine süresi içinde yapması gerekir. İki savunma birbirinin yerini tutmaz.
Kaynakça
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 168, 169/a, 170/a.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/746, K. 2021/1101, T. 28.09.2021 (Yargı PRO içtihat veritabanı üzerinden teyit edilmiştir).
Sıkça Sorulan Sorular
Şikayet süresini kaçırırsam senedin kambiyo vasfı sorununu hiç ileri süremez miyim?
5 günlük özel şikayet süresi kaçırılırsa bu iddia icra mahkemesinde artık ileri sürülemez; ancak genel hukuk yollarına (örneğin menfi tespit davası) başvurulması ayrıca değerlendirilebilir.
İtirazın iptali davası ile şikayet aynı anda mı yapılmalıdır?
Bunlar farklı süreçlerdir; şikayet doğrudan icra mahkemesine yapılan bir başvuru iken itirazın iptali davası, itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak için alacaklının açtığı ayrı bir davadır.
Ciranta olarak takip edilirsem hangi savunmayı yapmalıyım?
Öncelikle alacaklının protesto çekip çekmediğini kontrol etmeli, çekilmemişse bu durumu 5 gün içinde şikayet yoluyla ileri sürmelisiniz; ayrıca borca ilişkin itirazlarınız varsa bunları da süresinde yapmalısınız.
Mahkeme şikayet konusunu taraf ileri sürmese de kendiliğinden inceler mi?
Evet; HGK kararına göre, süresinde yapılmış herhangi bir şikayet veya itiraz dolayısıyla mahkemeye intikal eden işlerde, senedin kambiyo vasfı ve takip hakkı meselesi mahkemece re’sen gözetilir.
İlgili Yazılar
- Üçüncü Kişinin İstihkak İddiası: Haczedilen Mal Aslında Bana Aitse Ne Yapmalıyım?
- Kambiyo Senedine (Çek/Senet/Bono) Dayalı İcra Takibi Nasıl Yapılır?
Yazar Hakkında
Bu yazı, Kırklareli Barosu’na kayıtlı Avukat Onur Akçınar tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay/Danıştay içtihadı esas alınarak hazırlanmıştır. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
İletişim
Sorularınız için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bir yanıt yazın