Eşinin doğum yapması hâlinde erkek işçiye tanınan babalık izni, işçinin doğum sürecinde ailesinin yanında olabilmesi amacıyla düzenlenmiş ücretli bir mazeret izni türüdür. 2026 yılında yapılan değişiklikle bu sürede önemli bir artış gerçekleşmiştir.
Babalık İzninin Süresi Ne Kadardır?
Daha önce 5 gün olarak uygulanan babalık izni, 22 Nisan 2026 tarihinde kabul edilen yasal düzenlemeyle 10 güne çıkarılmıştır. Bu değişiklikle özel sektörde çalışan babaların izin süresi, kamu personeline tanınan süreyle eşitlenmiştir.
Babalık izni, eşi doğum yapan tüm erkek işçilere, kıdem süresi veya çalışma şekli gözetilmeksizin tanınan bir haktır.
Babalık İzni Nasıl Kullanılır?
Babalık izni, doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren kullanılması gereken, ücretli bir izin türüdür. İzin süresi parçalara bölünerek farklı tarihlerde kullanılamaz; doğumu takip eden günlerde kesintisiz olarak kullanılması esastır.
Bu izin süresince işçinin ücretinde herhangi bir kesinti yapılmaz; izin, çalışılmış gibi değerlendirilir ve ücret tam olarak ödenir.
Babalık İzni Talep Edilirken Nelere Dikkat Edilmelidir?
İşçinin, doğum olayını gösterir belgeyi (nüfus kayıt örneği, doğum belgesi vb.) işverenine sunması, sürecin sorunsuz işlemesi açısından önemlidir. İşveren, kanunda tanınan bu izin hakkını kısıtlayamaz veya kullandırmaktan kaçınamaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Babalık izni evlat edinme hâlinde de kullanılabilir mi?
Babalık izninin temel düzenlemesi doğum olayına dayanmaktadır; evlat edinme hâlinde eşlerden birine tanınan analık izni ayrı bir düzenleme olup, babalık izni ile karıştırılmamalıdır.
İşveren babalık iznini reddedebilir mi?
Hayır, babalık izni kanundan doğan emredici bir haktır; işveren bu izni reddedemez veya kullanımını işçinin tercihine bağlı bir konu gibi değerlendiremez.
Babalık izni yıllık izinden düşülür mü?
Hayır, babalık izni yıllık ücretli izinden bağımsız, ayrı bir mazeret izni türüdür ve yıllık izin hakkını hiçbir şekilde azaltmaz.
Kısmi süreli (part-time) çalışan babalar da bu izinden yararlanır mı?
Evet, babalık izni çalışma şekline bağlı olmaksızın tüm işçilere tanınmış bir haktır; kısmi süreli çalışan işçiler de eşit şekilde bu haktan yararlanır.

Bir yanıt yazın