İkamet izni başvurusunun reddedilmesi ya da mevcut iznin iptal edilmesi, Türkiye’de yaşamını sürdürmek isteyen bir yabancı için ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu işlemlere karşı hangi idari makama, hangi sürede ve hangi mahkemede itiraz edilebileceğinin doğru bilinmesi, hak kaybının önlenmesi bakımından kritik önem taşır. Bu yazıda bu süreci Danıştay kararı ve güncel mevzuat hükümleri ışığında ele alıyoruz.
Reddetme Yetkisinin Münhasıran Valiliklere Ait Olması
Danıştay 10. Dairesi’nin 23.12.2020 tarihli, 2018/1315 Esas ve 2020/6838 Karar sayılı kararında, 6458 sayılı Kanun’un “Türkiye içinden yapılan ikamet izni talebinin reddi, iptali veya uzatılmaması” başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Türkiye içinden yapılan ikamet izni talebinin reddine, ikamet izninin uzatılmamasına veya iptaline ancak valiliklerin karar verebileceği; bu konuda yetkisi bulunmayan Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilen bir işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu vurgulanmıştır. (Danıştay 10. Dairesi, E. 2018/1315, K. 2020/6838, T. 23.12.2020)
Ret İşleminde Aile Bağları ve Çocuğun Yüksek Yararının Gözetilmesi Gerekliliği
6458 sayılı Kanun’un 25. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, ikamet izninin reddi, iptali veya uzatılmaması işlemleri sırasında yabancının Türkiye’deki aile bağları, ikamet süresi, menşe ülkedeki durumu ve çocuğun yüksek yararı gibi hususların göz önünde bulundurulması ve gerektiğinde kararın ertelenebilmesi gerekmektedir. Danıştay, bu hususların idarece somut bilgi ve belgeyle ortaya konulmadan, yalnızca kanaate dayalı olarak tesis edilen ret işlemlerinin hukuka aykırı olacağını istikrarlı biçimde vurgulamaktadır.
İdari İtiraz ve Dava Açma Süreleri
6458 sayılı Kanun’un 31. maddesine 21.11.2024 tarihli ve 7533 sayılı Kanun’un 35. maddesiyle eklenen 7. fıkra uyarınca, kısa dönem ikamet izni başvurusunun reddi ya da iptali kararlarına karşı yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı tarafından idare mahkemesine dava açılabilmekte; davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması hâlinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen süre iki ay olarak uygulanmaktadır. Genel kural olarak, idari işlemlere karşı 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca altmış gün içinde ilgili idare mahkemesinde iptal davası açılabilir; ayrıca aynı Kanun’un 11. maddesi uyarınca işlemi yapan üst makama veya işlemi yapan makama otuz gün içinde başvurularak işlemin geri alınması, değiştirilmesi veya kaldırılması istenebilir; bu başvuru dava açma süresini durdurur.
Kaynakça
- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, m. 25, 31.
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 7, 11, 26.
- Danıştay 10. Dairesi, E. 2018/1315, K. 2020/6838, T. 23.12.2020 (Yargı PRO içtihat veritabanı üzerinden teyit edilmiştir).
Sıkça Sorulan Sorular
İkamet izni başvurusu reddedilirse ilk olarak hangi mahkemeye gidilir?
İşlemin bulunduğu yerdeki (idareyi tesis eden valiliğin bulunduğu ilin) idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekir.
Dava açma süresi ne kadardır?
2577 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca genel kural altmış gündür; ancak kısa dönem ikamet izni ret ve iptallerinde 6458 sayılı Kanun’un 31/7. fıkrasındaki özel usul hükümleri de dikkate alınmalıdır.
Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ikamet izni talebini reddedebilir mi?
Hayır; Danıştay içtihadına göre Türkiye içinden yapılan ikamet izni talebinin reddine ancak valilikler karar verebilir, Genel Müdürlüğün bu konuda doğrudan yetkisi yoktur.
Dava açmadan önce idareye itiraz etmek zorunlu mudur?
Hayır, zorunlu değildir; ancak 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca üst makama veya işlemi yapan makama başvuru yapılması, dava açma süresini durdurma etkisi taşıyan isteğe bağlı bir yoldur.
İlgili Yazılar
- İkamet İzni Türleri Nelerdir? Kısa Dönem, Aile, Öğrenci, Uzun Dönem, İnsani ve İnsan Ticareti Mağduru İkameti
- Türk Vatandaşı ile Evlilik Yoluyla Oturma İzni ve Vatandaşlık Nasıl Alınır?
Yazar Hakkında
Bu yazı, Kırklareli Barosu’na kayıtlı Avukat Onur Akçınar tarafından, güncel mevzuat ve Yargıtay/Danıştay içtihadı esas alınarak hazırlanmıştır. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz.
İletişim
Sorularınız için iletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bir yanıt yazın